6.5.17
Okudum Bitti - Mike Tucker - Dehşet Ağı
Selam!
Yaz bizi artık diye bekleyen kitap yorumlarımı sonunda yazıyorum!Yeey!
Yaşasın cumartesi!
Nisan başlarında ablamla aldığımız kitapların ikincisi de bitti.Şimdi bu kitabı Aybenizin de okumasını bekliyorum.Ondan sonra yeni bi şey alırız herhalde.
Daha çabuk bitiririm demiştim ama yine de uzun sürdü bence.Cinayetler Oteli'ni yalayıp yuttuktan sonra başladım Dehşet Ağı'na.
Çok çok Doctor Who seviyoruuum.Ve bu kitabı da sevdim.
12. Doctor ve yol arkadaşı Clara'nın bi macerasını anlatıyor kitap,Mike Tucker'ın bi hayran kurgusu gibi ayrıca yazar bu şekilde bi sürü Doctor Who kitabı yazmış.
Clara önceki yol arkadaşı,Bill'den önceki.Kendisini çok severdim.Bu kitabı okurken de bi özlem oluşmadı değil :)
Kurgusunu çok beğendim.Hani dizinin bi bölümü olsa bayılarak izlerdim.Çok güzeldi.Olay örgüsünü çok güzel kurmuş.İşin içine başka gezegenlerden insanlar ve gizem de girince tadından yenmiyor benim için :D
Bu kitabı okuyun.Güzel kitap.
Ben kitabı Evanescence Lithium ve Babymetal Karate ile okudum.
Başka yazılarda görüşmek üzere!
Jaa ne minna! ^_^
Etiketleriniz:
eğlence,
kitap eleştirisi,
Sevdiklerim
4.5.17
Ben Doğdum Ben ~~~
Selam!
Bu gün benim doğum günüm,hem sarhoşum hem yastayııım...
tövbe tövbe Allah korusun yasta değilim yaa :D
4 mayıs sabahı olurken doğduğumu ilan etsem çok mu egolu sayılırım?Ah neyse,bilmenizi istiyorum doğum günüm bu gün benim (ona göre davranın der gibi oldu hehe :D)
Yok mu bi doğum günün kutlu olsun?
Tabii ki de ilk kutlayanlar benim biricik Japonum Mervenur ve canım ablam ponçik yıldızım Aybeniz oldu.Uykucum Swag Dilaradan hala tebrik bekliyorum bakalım :D
Mervenurun da,Dilaranın da,ablamın da veledinin doğum günü bu gün!
Ablam süpriz bi hediye hazırlamış ve söylemiyor.Delircem!
Çok mu saçma oldu bu yazı ne? :D
Tebriklerinizi bekliyorum ehuehu :D
Jaa ne minna! ^_^
30.4.17
Doctor Who - 10.sezon 1. bölüm tepkilerim - Yeni Yol Arkadaşı Bill
Selam!
Doctor Who sevdiğimi biliyor musunuz?Bilmiyorsanız,öğrendiniz.Evet,ben uzun bir süredir Whovian'm.
Doctor Who hakkında hiç yazı yazmadığımı yeni farkettim.Kendimden utandım değim yerindeyse.Hemen yazayım dedim ben de 10.sezon ilk bölümünü izlemişken.
28.4.17
Tomodachi To Yoberu Kimi E
Xin châo!
(vietnamca selam)
(bir not:yazıyı ♫Scandal - Sisters ile okuyun çünkü ben onu dinleyerek yazdım :D)
(yazının adı,bir Fudanjuku şarkısıdır ve anlamı 'dostum olan kişiye'dir.)
Bu yazıda bahsetmek istediğim bazı şeyler var.Bu aralar,bana gerçek arkadaşlarımdan bile daha yakın olan insanlar hakkında öncelikle bu yazı.Ve başka bazı şeyler hakkında.
Öncelikle,Menolly'i anlamayanlar varsa açıklığa kavuşturmak istiyorum.Menolly,bir çoğunuz bilebileceği gibi Ayın Kız Kardeşleri serisinde baş karakterlerden biri.Vampir olan kız kardeş.Benim Ayın Kız Kardeşleri'nde favori karakterim kendisi.
Ve Ayın Kız Kardeşleri okumaya başladığımdan beri lakabım olur Menolly.Her yerde onu kullanıyorum bu aralar.İnstagram'da adım Menolly Sekai(Menolly Dünya),Facebook'da diğer adım Menolly,Twitter adım MenollySekai.Kısacası diğer adım Menolly.Siz bu ad hakkında ne düşünüyorsunuz?Merak ediyorum.
Bu aralar insanlara isim bulmaya taktım.İngilizce isimler,lakaplar falan.Herkese isim takıyorum :D
Deeptone'a bayılıyordum en başından beri.Bu adı hani çok güzel bulmuş Derin.O yüzden ben de bir adım olsun istedim (ehuehuehe özenmeeek ve been :D)
Şimdi gelelim esas konuya.
Öncelikle benim arkadaşlarım var.Yani okul arkadaşlarım.Ama şöyle diyeyim,hiçbiriyle gerçek anlamda en yakın dost sayılmam.İçlerinde en yakın saydıklarım bile,çoğu zaman sadece işleri düşünce,ödevle ilgili bir şey lazım olunca ilgileniyor benle.Elbette onlardan,hiç birinden nefret etmiyorum,ama onları tam olarak en yakın dostum adlandıramam.Bilmiyorum,olmaz yani.Onlar değil benim en yakın dostum.
Onu söyleyeyim ki benim en yakın dostum ablamdı.Hala da öyledir.Ondan daha yakını yok bana.
Bazılarının tripleri var böyle sanal arkadaşlara güvenilmez diye.En çok duyduğum şeydir.Yüzünü görmediğin,dokunamadığın gerçek anlamda konuşamadığın kişiye asla güvenme diye bir takıntı vardır ya.Ben ona sinir oluyorum.Çok saçma buluyorum.Elbette gerçek arkadaş gibisi yok,sanalda tanıştığımız her insana pat diye güvenemeyiz ama,bu kadar da önyargı fazla değil mi?
Ben de sanalda tanıştığım,sosyal medyada arkadaşım olan insanlara öyle herşeyimle güvenmiyorum ama,bazı zamanlar oluyor ki, bana gerçek arkadaşlarımdan daha yakın oluyorlar.
Mesela bana kilometrelerce uzakta olan diğer ülkelerden insanlar var.Ama bana gerçek arkadaşlarımdan daha yakınlar.İşte şimdi size onlardan bahsedeceğim.
Fudanjuku sevgimden sonra başladı başka ülkeden insanlar.Fudanjuku hayranlarına ihtiyacım vardı.Benim gibi delilerin olduğunu bilmeye ihtiyacım vardı.Ve öyle insanlar gerçekten varmış.
İlk,geçen yıl yazın tanışmıştım bir Fudanjuku hayranıyla.Türk Fudanjuku hayranı.O bana yazmıştı instagramdan.Ne sevinmiştim anlatamam.Kyohei hayranıydı.Benden büyüktü.Adı Esmaydı.Uzun bir süre konuştuk onunla ama bu aralar çok konuşamıyoruz.Okul yüzünden meşgül çünkü.
Sonra,tek tek başkalarını buldum.Esmadan sonra bir kızı daha,sonra bir kızı daha.Zeynep,Meltemnur gibi bir sürü arkadaşım vardı.Hepsi Fudanjuku hayranıydı.Sonra Meltemnur bir tane daha buldu.İşte o,aralarından en yakın arkadaşım.
Mervenur Aydına,İstanbulda yaşayan Fudanjuku hayranı.Liseli,15 yaşlarında.Arkadaşlarının ona taktığı lakapla Japon.Japonyaya bayılıyor.Fudanjuku'yu ilk Ginga E Kickoff'la tanımış ve en sevdiği şarkı İf This İs Love.En sevdiği üye Kouki ve onunla acayip benziyor(karakter olarak).
Bir süre sonra da BTS sevdiğini,ARMY olduğunu öğrendim.Bir arkadaşı sayesinde ARMY olmuş.O arkadaşıyla da sonradan tanıştım ki oraya da sonra geleceğim.
BTS'ten biası Jin bu arada.Jin'le de çok benziyorlar.Ayrıca Jin'i benden bile kıskanır,kimseyle paylaşamaz.Ondan daha kıskancını görmemiştim,taa ki sınıf arkadaşı olan ARMY ile tanışana kadar.
Mervenura taktığım lakaplar Nipponjin ve Ginny.Dikkat edin hepsinde Jin var ehuehu :D
Nipponjin,tamamen ilham geldiğinde bulduğum bir lakap.Japonca japon demek.Ginny ise Jin'in kız versiyonu gibi.Ayrıca Harry Potter'da çok sevdiğim karakterlerden biri ve Mervenur unni'me çok benzettiğim bir karakter.
Mervenur okulda ikinci yabancı dil olarak almanca görüyor ve ben iyi almanca konuştuğu için onu kıskanıyorum evet :D
Sonradan,o beni kendi sınıf arkadaşı,onu kpop'a alıştıran ve canı kankası ile,Dilara ile tanıştırdı.Her ikisi aynı liseye aynı sınıfa gidiyorlar.Bazen ödev hakkında konuşuyorlar ki, ben anlamadığım için arada kaynıyorum,ehuehu :D
Dilara,kendi lakabı ile Diloş.Fudanjuku hayranı değil ama koyu ARMY ve çok büyük kpop fanı.BTS biası Suga'dır ve kimseyle ama kimseyle paylaşamaz.Aramızda en kıskancıdır.Kesinlikle çok kıskançtır.Dikkat edin,o kıskanç :D
Ayrıca,aramızda bias'na en çok benzeyen o herhalde.Suga ile o kadar benziyorlar ki, bu kadar olur.İkisinin de hayatta en sevdiği şey uyku,sinirlendiğinde Dilaranın ağızından hep küfür kaçar ki Suga da öyle.Ayrıca,Dilara,aramızda tıpkı Suga gibi en atarlı ve en gıcık.Ama çok da tatlıı!
Benim ona taktığım lakaplar Gıcık Swag,Mrs. Swag ve Lara.Lara onun ingilizce adı,hepsine bir ingilizce ad bulmuştum.Di'yı çıkarınca o kalıyor yaa ehehehehe :D
Bir de,en son grubumuza katılanlardan Meryem ve Nur Nisa var.Benim taktığım isimlerle Mary ve Nana.
Şimdi,Meryem Jungkook biaslı ARMY.Aslında koyu Army değil,daha çok Exo-L(Exo hayranı).Hala onunla anlaşabildiğime şaşırıyorum,ama kavga edemiyorum da.İyi kız.Hani,Jungkook konusu açılsa ve hanginiz daha çok seviyorsunuz,Jungkook hanginizin diye konuşmaya başlasak,belki bi kavga çıkar diye korkuyorum ama,henüz bir sorun yok.Hani Jungkook'u da paylaşamam yani.Ama olsun :D
Nana ise,yani Nur Nisa ise Jimin biaslı.Tanıdığım ilk Jimin biaslı ARMY.Kendisi çok tatlı.Ayrıca Dilarayla çok benziyorlar.Jimin'le de benziyor ve Jimin'e platonik derecede takık olduğunu düşünüyorum.
Benim en yakınlarım oldu onlar.Özellikle de,Mervenur ve Dilara.Gerçekten arkadaşım olanlardan daha yakın.
~~~~~~~
Hey!AblaAyaklarının üzerinde durKorktuğun şeylere göz kırpBunu başaracaksın
Scandal - Sisters
~~~~~~~~
Paylaşmak istedim çünkü benim için özeller ve değerliler :)Başka yazılarda görüşmek üzere!
Jaa ne minna! ^_^
Etiketleriniz:
eğlence,
içimden gelenler,
Sevdiklerim
27.4.17
Özgür Müyüz?
~~~~~~~~~~~
♫Fudanjuku - Ore No Sora
~~~~~~~~~~~
Aklıma takılan bir soru var.Özgür müyüz?
İstediğimizi yapabiliyor muyuz?İstediğimiz her yere gidebiliyor muyuz?İstediğimiz gibi davranabiliyor muyuz?İstediğimizi söyleyip,istediğimizi düşünebiliyor muyuz?Kimse umrumuzda olmadan,sadece kendi isteklerimizle haraket edebiliyor muyuz?
Özgürlük.Özgür olmak.Sadece istediğini yapmak.Yine de tam olarak özgür olan kimse yok değil mi?Herkes bir şekilde kısıtlı.Herkesin yapması gereken ve yapmaması gereken şeyler var.Yapması gerekenlere,sorumluluk deniyor.Sorumluluklarından kaçamazsın derler değil mi?
Saçımı boyatacağım.Başka bir ülkeye gideceğim.İstediğim bir şeyi alacağım.Dövme yaptıracağım.İstediğim üniversiteye gideceğim.İnsanlar,bazen başkaları tarafından kısıtlanıyor değil mi?Ailesi istemiyor diye hayallerinden vazgeçen insanlar az değil.Haklarımızı savunmuyoruz.Bazen korktuğumuz için bir kelime bile söyleyemiyoruz.
Kadınların özgürlüğü,özellikle kısıtlı.Zaman geçtikce iyiye gittiğini düşünüyoruz,ama olmuyor.Kadın hakları,sadece iki harften ibaret sanki.Hala istediğini yapamayan kadınlar var.Gece sokağa çıkamayanlar var.Hala var işte.Hala bitmedi.
Sokakta her istediğimizi söyleyebilir miyiz?Her istediğimizi yapabilir miyiz?Düşündüklerimizi,düşündüğümüz anda söyleyebilir miyiz?Aman o üzülmesin,şu kırılmasın.Yalan kötü bir şey ama,her gerçeği de söyleyemiyoruz değil mi?Bazı gerçekler batıyor bazı insanlara.Yalanlara alışmış kulaklar.
Sadece insanlar değil ki, özgür olmamıza izin vermeyenler.Paranın olmaması,çevre,yukarılardaki insanlar.Tam olarak kendi görüşünü söylüyor mu her insan?Özgür iradesiyle?Özgür iradesiyle yorumunu yapabiliyor mu?Hayır,pek sanmıyorum.
Mesela,diyelim ki, dünyayı gezmek istiyorsunuz.Başka yerleri görmek,başka kültürlerle tanışmak ve iyi dostlar edinmek istiyorsunuz bütün dünyadan.Kafasını hırsla kaldırarak 'yapmana izin vermiyorum' diyen ilk şey para olacak.Para sıkıntısı.Gideceğiniz yerler için para lazım.Başka bir yere otobüsle,arabayla ya da uçakla gitmek için para lazım.Hele gitmek istediğiniz yer başka bir ülkeyse,uçak biletleri,yolunuzu kesmek için ellerinden geleni esirgemeyecekler.İkinci şey,kendilerinden başka herşeyle ilgilenen bazı insanlar olacaktır.En darından bir at gözlüğü takmış,'yakışmış mı?'diye soran bazı insanlar.Bunlar aileniz de olabilir,tanıdıklarınız da,dostlarınız da.Napcan başka ülkede?Neyine yetmiyor yaşadığın yer?Gezip ne napcan?Otur oturduğun yerde ve saire ve saire ıvır zıvırlar.Üçüncü olarak,çekeceğiniz yabancılık ve zorluklar.Elbette,bu en geçilebilir olanı.Çünkü zorlukları geçmek,gözlerini kapamış kendi bildiğini okuyan beyinsizi geçmek ya da her şeyin kapısını açan ama olması gerekende asla olmayan kağıt parçasını elde etmekten daha kolaydır.Gittiğiniz yerde hiç tanıdığınızın olmaması,oranın dilini bilmemeniz,orada hiçbiryeri tanımamanız bu zorluklardan bir kaçı.Ama geçilebilir.
Mesela diyelim ki, sporcu olmak istiyorsunuz.Ama aileniz istemiyor.Aileniz doktor olmanızı,siz kan görmeye dahi dayanamıyorken,doktor olup para kazanmanızı istiyor.Siz,sırf aileniz istiyor diye,onlar mutlu olsun diye yıllarınızı istemediğiniz bir şey için harcıyorsunuz.Sonuç,mutsuz bir cerrah olan siz,hayallerine ulaşamamış bir kalp,mutlu bir aile,her gün eve yorgun argın gelen siz,onlarca 'keşke',zerre zevk almadığınız işiniz.Oysa,kendi istediğinizi yapsaydınız ve sporcu olsaydınız,daha mutlu olurdunuz.
Kendi istediğiniz bir şeyi almak.Saçınızı istediğiniz bir renge boyatmak,dövme yaptırmak istediğinizde karşınızda dikilecek öfkeli insanlar.Sizin istediğiniz ama diğerlerinin istemediği bir meslek.Ya da,genelde 'tuhaf' görünen,sizi diğer insanlardan farklı yapan herhangi bir şey.Bunu yaptığınızda düzeni bozan bir koyunu yeniden sürüye yönlendirmeye çalışan diğer koyunları geçmek zorunda kalırsınız.Geçemezseniz,o koyun sürüsünün yeniden bir parçası olursunuz.Geçebilirseniz,ne mutlu size.Demek ki bir karakteriniz var ve kendi istediğiniz bir şeyi kendi iradenizle elde ettiniz.Belki iyi sonuçlanmaz ama yine de kendi isteğinizle ve kendiniz yaptınız.Kimsenin isteğiyle ya da zorlamasıyla değil.
Sizi yolunuzdan döndürmeye çalışanlar olacaktır.Sana uygun değil.Böyle yapsan daha iyi olur.Böyle daha doğru.Böyle yapmanı istiyorum.Böyle yapsan,mutlu olurum.Sizin görüşlerinize saygı duymayanlar olacak.Sizi,başka türlü düşünmeye zorlayanlar olacak.Ama,siz her zaman dorğu bildiğiniz yoldan gidin.Çünkü siz,kendiniz hangi yolun daha iyi olduğunu biliyorsunuz.Bu sizin hayatınız.Sizin doğrularınız,sizin yalnışlarınız.Hayatta kimseyi mutlu etmek için yaşamıyorsunuz.Elbette,aileniz,sizin için değerli olan birini mutlu etmek istersiniz.Ama içinize sinmeyecek,istemediğiniz,mutlu olmayacağınız bir şeyi yapmayın,pişman olacağınız kararlar vermeyin,sonradan keşke demek zorunda kalmayın.Keşke dedirtmesin kimse size.Kendinizi tanıyorsunuz ve ne istediğinizi siz biliyorsunuz.Kendi bildiğiniz yoldan ilerleyin.
Saçınız farklı bir renkte olduğunda,bazı insanlara göre 'para getirmeyen' bir meslek için okuduğunuzda,ailenizin istemediği bir şeyi yaptığınızda,birinin hoşuna gitmeyen bir görüşünüz olduğunda,dar bir pantolon giyince,bazı 'insanların' uzaylı görmüş gibi bakışlarına maruz kalacak davranışlar sergilediğinizde ya da giyindiğinizde,lütfen ama lütfen,kendinizi değiştirmeye çalışmayın.Uzaylı değilsiniz.Diğerleri ve siz diye bir şey yok.Farklı değilsiniz.Diğer insanlardan daha kilolu olmaktan,diğer insanların hoş karşılamayacağı bir şekilde giyinmekten ve ya davranmaktan korkmayın.Siz,onlardan farklı,onlardan kötü,onlardan aşağı değilsiniz.Özgür olun.Kendiniz olun.Bildiğinizi okuyun.Nasıl görünmek ve ya davranmak istiyorsanız öyle davranın.Rahat olun,kimseyi düşünmeyin.Kimse için kendinizi değiştirmeye de kalkmayın.Birileri beğenmiyor diye,görünüşünüzü değiştirmeyin.Siz zaten güzelsiniz,zaten harikasınız.Kimse yeteneksiz,kötü,gerizekalı değil.Başka biri hakkında bu şekilde düşünen insanlar,insanı insan yapan değerlerden yoksunlar.
Kendi gökyüzümüz olmalı.Kendi istediklerimizi yapmalıyız.Başkalarının istediklerine uymamalıyız.Biz koyun değiliz.Kimsenin yönlendirmesine uymamıza gerek yok.Kendimiz düşünebiliyoruz,o zaman,kendimiz kendi yolumuzu çizebiliriz.Kalemin bizden başkasının elinde olmasına gerek yok.
Kendiniz olun,kendi kararlarınızı verin,özgür olun,kimseyi düşünmeden ve kimseye kulak asmadan haraket edin.Onlar,sadece konuşurlar.Siz,sadece kalbinizi dinleyin.
~~~~~~~~~~
Bu sefer özgürlükten dert yandım.Pek içime sinmedi aslında.Biraz fazla mı atarlı oldu?Atarlı ergen been :D
Arada bir yerlerde gene kendi beynimi de sizin beyninizi de yaktım amaa :/
Beğendiyseniz ne mutlu bana,umarım beğenmişsinizdir.
Yazarken dinledim: ♫Fudanjuku - Ore No Sora
♫Fudanjuku - Ore No Sora
~~~~~~~~~~~
Aklıma takılan bir soru var.Özgür müyüz?
İstediğimizi yapabiliyor muyuz?İstediğimiz her yere gidebiliyor muyuz?İstediğimiz gibi davranabiliyor muyuz?İstediğimizi söyleyip,istediğimizi düşünebiliyor muyuz?Kimse umrumuzda olmadan,sadece kendi isteklerimizle haraket edebiliyor muyuz?
Özgürlük.Özgür olmak.Sadece istediğini yapmak.Yine de tam olarak özgür olan kimse yok değil mi?Herkes bir şekilde kısıtlı.Herkesin yapması gereken ve yapmaması gereken şeyler var.Yapması gerekenlere,sorumluluk deniyor.Sorumluluklarından kaçamazsın derler değil mi?
Saçımı boyatacağım.Başka bir ülkeye gideceğim.İstediğim bir şeyi alacağım.Dövme yaptıracağım.İstediğim üniversiteye gideceğim.İnsanlar,bazen başkaları tarafından kısıtlanıyor değil mi?Ailesi istemiyor diye hayallerinden vazgeçen insanlar az değil.Haklarımızı savunmuyoruz.Bazen korktuğumuz için bir kelime bile söyleyemiyoruz.
Kadınların özgürlüğü,özellikle kısıtlı.Zaman geçtikce iyiye gittiğini düşünüyoruz,ama olmuyor.Kadın hakları,sadece iki harften ibaret sanki.Hala istediğini yapamayan kadınlar var.Gece sokağa çıkamayanlar var.Hala var işte.Hala bitmedi.
Sokakta her istediğimizi söyleyebilir miyiz?Her istediğimizi yapabilir miyiz?Düşündüklerimizi,düşündüğümüz anda söyleyebilir miyiz?Aman o üzülmesin,şu kırılmasın.Yalan kötü bir şey ama,her gerçeği de söyleyemiyoruz değil mi?Bazı gerçekler batıyor bazı insanlara.Yalanlara alışmış kulaklar.
Sadece insanlar değil ki, özgür olmamıza izin vermeyenler.Paranın olmaması,çevre,yukarılardaki insanlar.Tam olarak kendi görüşünü söylüyor mu her insan?Özgür iradesiyle?Özgür iradesiyle yorumunu yapabiliyor mu?Hayır,pek sanmıyorum.
Mesela,diyelim ki, dünyayı gezmek istiyorsunuz.Başka yerleri görmek,başka kültürlerle tanışmak ve iyi dostlar edinmek istiyorsunuz bütün dünyadan.Kafasını hırsla kaldırarak 'yapmana izin vermiyorum' diyen ilk şey para olacak.Para sıkıntısı.Gideceğiniz yerler için para lazım.Başka bir yere otobüsle,arabayla ya da uçakla gitmek için para lazım.Hele gitmek istediğiniz yer başka bir ülkeyse,uçak biletleri,yolunuzu kesmek için ellerinden geleni esirgemeyecekler.İkinci şey,kendilerinden başka herşeyle ilgilenen bazı insanlar olacaktır.En darından bir at gözlüğü takmış,'yakışmış mı?'diye soran bazı insanlar.Bunlar aileniz de olabilir,tanıdıklarınız da,dostlarınız da.Napcan başka ülkede?Neyine yetmiyor yaşadığın yer?Gezip ne napcan?Otur oturduğun yerde ve saire ve saire ıvır zıvırlar.Üçüncü olarak,çekeceğiniz yabancılık ve zorluklar.Elbette,bu en geçilebilir olanı.Çünkü zorlukları geçmek,gözlerini kapamış kendi bildiğini okuyan beyinsizi geçmek ya da her şeyin kapısını açan ama olması gerekende asla olmayan kağıt parçasını elde etmekten daha kolaydır.Gittiğiniz yerde hiç tanıdığınızın olmaması,oranın dilini bilmemeniz,orada hiçbiryeri tanımamanız bu zorluklardan bir kaçı.Ama geçilebilir.
Mesela diyelim ki, sporcu olmak istiyorsunuz.Ama aileniz istemiyor.Aileniz doktor olmanızı,siz kan görmeye dahi dayanamıyorken,doktor olup para kazanmanızı istiyor.Siz,sırf aileniz istiyor diye,onlar mutlu olsun diye yıllarınızı istemediğiniz bir şey için harcıyorsunuz.Sonuç,mutsuz bir cerrah olan siz,hayallerine ulaşamamış bir kalp,mutlu bir aile,her gün eve yorgun argın gelen siz,onlarca 'keşke',zerre zevk almadığınız işiniz.Oysa,kendi istediğinizi yapsaydınız ve sporcu olsaydınız,daha mutlu olurdunuz.
Kendi istediğiniz bir şeyi almak.Saçınızı istediğiniz bir renge boyatmak,dövme yaptırmak istediğinizde karşınızda dikilecek öfkeli insanlar.Sizin istediğiniz ama diğerlerinin istemediği bir meslek.Ya da,genelde 'tuhaf' görünen,sizi diğer insanlardan farklı yapan herhangi bir şey.Bunu yaptığınızda düzeni bozan bir koyunu yeniden sürüye yönlendirmeye çalışan diğer koyunları geçmek zorunda kalırsınız.Geçemezseniz,o koyun sürüsünün yeniden bir parçası olursunuz.Geçebilirseniz,ne mutlu size.Demek ki bir karakteriniz var ve kendi istediğiniz bir şeyi kendi iradenizle elde ettiniz.Belki iyi sonuçlanmaz ama yine de kendi isteğinizle ve kendiniz yaptınız.Kimsenin isteğiyle ya da zorlamasıyla değil.
Sizi yolunuzdan döndürmeye çalışanlar olacaktır.Sana uygun değil.Böyle yapsan daha iyi olur.Böyle daha doğru.Böyle yapmanı istiyorum.Böyle yapsan,mutlu olurum.Sizin görüşlerinize saygı duymayanlar olacak.Sizi,başka türlü düşünmeye zorlayanlar olacak.Ama,siz her zaman dorğu bildiğiniz yoldan gidin.Çünkü siz,kendiniz hangi yolun daha iyi olduğunu biliyorsunuz.Bu sizin hayatınız.Sizin doğrularınız,sizin yalnışlarınız.Hayatta kimseyi mutlu etmek için yaşamıyorsunuz.Elbette,aileniz,sizin için değerli olan birini mutlu etmek istersiniz.Ama içinize sinmeyecek,istemediğiniz,mutlu olmayacağınız bir şeyi yapmayın,pişman olacağınız kararlar vermeyin,sonradan keşke demek zorunda kalmayın.Keşke dedirtmesin kimse size.Kendinizi tanıyorsunuz ve ne istediğinizi siz biliyorsunuz.Kendi bildiğiniz yoldan ilerleyin.
Saçınız farklı bir renkte olduğunda,bazı insanlara göre 'para getirmeyen' bir meslek için okuduğunuzda,ailenizin istemediği bir şeyi yaptığınızda,birinin hoşuna gitmeyen bir görüşünüz olduğunda,dar bir pantolon giyince,bazı 'insanların' uzaylı görmüş gibi bakışlarına maruz kalacak davranışlar sergilediğinizde ya da giyindiğinizde,lütfen ama lütfen,kendinizi değiştirmeye çalışmayın.Uzaylı değilsiniz.Diğerleri ve siz diye bir şey yok.Farklı değilsiniz.Diğer insanlardan daha kilolu olmaktan,diğer insanların hoş karşılamayacağı bir şekilde giyinmekten ve ya davranmaktan korkmayın.Siz,onlardan farklı,onlardan kötü,onlardan aşağı değilsiniz.Özgür olun.Kendiniz olun.Bildiğinizi okuyun.Nasıl görünmek ve ya davranmak istiyorsanız öyle davranın.Rahat olun,kimseyi düşünmeyin.Kimse için kendinizi değiştirmeye de kalkmayın.Birileri beğenmiyor diye,görünüşünüzü değiştirmeyin.Siz zaten güzelsiniz,zaten harikasınız.Kimse yeteneksiz,kötü,gerizekalı değil.Başka biri hakkında bu şekilde düşünen insanlar,insanı insan yapan değerlerden yoksunlar.
Kendi gökyüzümüz olmalı.Kendi istediklerimizi yapmalıyız.Başkalarının istediklerine uymamalıyız.Biz koyun değiliz.Kimsenin yönlendirmesine uymamıza gerek yok.Kendimiz düşünebiliyoruz,o zaman,kendimiz kendi yolumuzu çizebiliriz.Kalemin bizden başkasının elinde olmasına gerek yok.
Kendiniz olun,kendi kararlarınızı verin,özgür olun,kimseyi düşünmeden ve kimseye kulak asmadan haraket edin.Onlar,sadece konuşurlar.Siz,sadece kalbinizi dinleyin.
~~~~~~~~~~
Gökyüzüm, rira rura rera, tökezlemekten korkmadan,
Gökyüzüm, rira rura rera, ileri bakarak yürüyelim
Ah, insanlar hepimiz açgözlü, hepimiz karanlıkta dolaşıyoruz
Ah, ama yine de, sevginin güneşi her zaman gökyüzümü aydınlatıyor.
Gökyüzüm, rira rura rera, bu acıyı taşıyorum, hadi
Gökyüzüm, rira rura rera, hayallerimizi aramak için yolculuğa çıkalım
Ah, kim olduklarının önemi yok, herkesin bulutları, içinde kaybolan üzüntü yağmurları var.
Ah, ve yine de, umut rüzgarı her zaman gökyüzümde esiyor
Gökkuşağının üzerinde
Gökkuşağının üzerinde
Fudanjuku - Ore No Sora (Benim Gökyüzüm)
~~~~~~~~~~Bu sefer özgürlükten dert yandım.Pek içime sinmedi aslında.Biraz fazla mı atarlı oldu?Atarlı ergen been :D
Arada bir yerlerde gene kendi beynimi de sizin beyninizi de yaktım amaa :/
Beğendiyseniz ne mutlu bana,umarım beğenmişsinizdir.
Yazarken dinledim: ♫Fudanjuku - Ore No Sora
Etiketleriniz:
eğlence,
içimden gelenler,
Sevdiklerim,
yazarlık
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



















