FUDANJUKU

FUDANJUKU
Kesinlikle dinleyin.

Bangtan Sonyeondan

Bangtan Sonyeondan
Kesinlikle dinleyin.

2 Mayıs 2015 Cumartesi

Şimşek Kız'ın güncesi-13. bölüm- (Geri dönmek?)


13. bölümü biraz beklettiğimin farkındayım ama bilgisayar tamirdeydi ve gerçekten hiç bir şey paylaşamamıştım..Her neyse,geri döndüm.Fikirlerinizi,yorumlarınızı unutmayın. :)



Bir anda kendimizi bem beyaz mobilyalarla döşenmiş Özel barınağında bulduğumuzda,hepimizin biraz başı dönüyor gibiydi.

“Allison,” dedi Sindy kafasını elleri arasına alıp gözlerini kapatarak başının dönmesini engellerken. “bizi barınağa götürebileceğini söylemiştin,bizi barınağa atabileceğini değil.”

Allison özür diler gibi bize baktı.“Biraz hırpalandınız ama çok kolay oldu.”

“Neyse,” dedi Tanya,ayağa kalktı.Herhalde onun baş dönmesi daha çabuk geçmişti.Etrafa baktı.Evin bizden başka sessizce durduğunu görünce sinirlendi. “ekibin kalanı nerede?”

“Tanya?”

İçeriden Ashley’nin yumuşak sesi gelince hala duramayan  baş dönmemin üzerine bir sevinç geldi.Dellis ve Ackley de yanlarında olmalıydı.

“Ash?” diye sordu Tanya,sesin geldiği yere,mutfak kapısına iki adım attı.

“Parolayı söyle,Tanya Zaytseva,” diye emreden sesi geldi Dellis’in.Demek ki, onlar da buradaydı ve hala gitmemişlerdi.

“Allison’un ruju,” diye cevabı yapıştırdı Tanya hemen. “Siz iyi misiniz?”

Bir anda ekibin kalanı mutfak kapısından fışkırdı.Ackley ve Ashley Stepline,Dellis,ardından Tony ve Evan.Hepsinin omuzunda ağır çantaları vardı.Hepsi heyecanlı görünüyordu.

“Tanya?Dellis ve Ackley söyler söylemez hazırlanıyorduk.” Ashley Tanya’ya kocaman sarıldı.Tanya da ona.

“İyiyiz biz.Siz iyi misiniz?”

“İyiyiz,tüm hazırlıkları tamamlamış gitmeğe hazırdık.Hatta ben bir konuşalım demeseydim Tony gidiyordu bile.”dedi Dellis, Tony’e imalı imalı bakarak.

Tony mahcup mahcup omuz silkti. “Ben sadece Tanya ve diğerlerinin yardıma ihtiyacı olduğunu düşünmüştüm.”

“Herneyse,” dedi Tanya,konuyu değiştirerek. “Oturma odasına geçelim.Orada küçük bir son durum toplantısına ihtiyacımız var.”

Oturma odasına geçtiğimizde Evan,Tony ve Ashley Allison’un önünde baş eğdiler.Ashley gülümseyerek, “Leydim,iyi misiniz?” diye sordu.

Allison somurttu. “O evdeyken Tanya ve diğerlerine de söyledim,ben efendiniz değilim,ne de leydi değilim.O yüzden lütfen bu gereksiz saygıyı bırakın.Bana Allison diyin ve baş eğmeyi de hemen kesin.”

Ashley boğazını temizledi. “Pekala,ef-yani,Allison.Öyle yapacağız.Tanya,başlaya  bilirsin.”

Bu sefer boğazını temizleme sırası Tanya’daydı. “Zor ve tehlikeli bir görevdi.Bütün Özel’ler yapmaları gereken işi yaptılar.Elbette,Özel güçlere sahip olmak harika bir şey gibi görüne bilir ama çok tehlikeli ve zor bir şey.Kahraman olmak da öyle.Ve hepimiz bu gün çok iyi bir iş başardık.Allison’u kurtardık.Şimdi yüce Leydi’den”-tam o anda Allison yine somurttu-“küçük bir yardım isteyeceğiz.Kamp,bir süre önce Estenor tarafından dağıtıldı,yıkıldı.Biz de onu yeniden kurmak için sizden yardım istiyoruz.”

Allison sessizce kafa salladı. “Hayat Vaadi’yle ilgili bilgileri size vermeye hazırım.Estenor’u yenmek için Özel’leri toplamalıyız,Özel’lerin güvenli bir yerde kalması gerek,bütün özelleri ise sadece Özel Melek Kampı’na toplayabiliriz.”

İsmi duyduğumda kalbimin yakınında bir yerde bir şeyler kıpırdandı.“Bu ismi nereden hatırlıyorum?”

“Böyle bir şeyi hiç duymadım;sen de duymadın.” Olivia kaşlarını çattı,şaşırmıştı. “Acaba Özel olduğun için mi?Ama ben böyle bir isim hatırlamıyorum.”

“Herneyse,” diye kestirip attı Tanya. “Hayat Vaadi’ni bulmak için çalışmalara bir an önce başlamalıyız,” Tanya pencereden süzülen ay ışığına baktı,artık hava tamamen kararmıştı,gece yarısıydı. “şey,sanırım bu gün Güneş Anası ve herkes burada kalmalı,bu geceyi geçirelim,yarın Alida’nın ailesine durumu açıklamak daha iyi olur.”

“Aynı fikirdeyim,” diye onayladı Windiana. “o zaman herkes odasına.Sevgili Allison,lütfen benimle gelin.”

“Bir dakika bekle,Windiana.”dedi Tanya,elini kaldırıp. “Estenor’un Allison’u tekrardan kaçırmaya çalışma ihtimali olabilir,hatta şimdi çalışmalara başlamıştır.Allison’un başında birini koymalıyız ki, Yüce Güneş Anası güvende olsun.”

“Sırayla nöbet tutalım,” dedi Evan,o garip hırıltılı sesiyle. “ilk önce ben tutabilirim.Ley-yani Allison,merak etmeyin,gözümü bile kırpmam.”                

“Güvenliğimden bir kuşkum yok,hiç uyumayacağınıza eminim.”dedi Allison,Evan’la birlikte yukarı çıkarken. “İyi geceler,Özel’ler.”

“İyi geceler Allison.” “İyi geceler Güneş Anası.” “İyi Uykular Leydim.”

Herkes tek tek Allison’a ve bir birine iyi geceler diledi.Allison Tanya’nın bir kez daha dediği ‘leydi’ye gözlerini devirerek ve somurtarak karşılık verdi.

O gece bir aile evi gibi gördüğüm barınağımdaki odama gidip,ben gittiğimden beri soğuyan yatağıma girerken,zihnim biraz olsun huzurluydu.Ama gece boyunca bir türlü uyuyamıyordum,debelenip durmuştum.Sonunda gözlerim kapanıp da olacak,olan ve olmuş şeyleri gösteren rüyalara daldığımda,bu gecenin de huzurlu geçmeyeceğinin farkına varmıştım.

Logo Design by FlamingText.com

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Oralarda Mavi Birşeyler bulamadım ama...