FUDANJUKU

FUDANJUKU
Kesinlikle dinleyin.

Bangtan Sonyeondan

Bangtan Sonyeondan
Kesinlikle dinleyin.

14 Mart 2015 Cumartesi

Şimşek kız'ın güncesi-8. bölüm (Gidiyoruz)




Uzun bir süre bir şey yayımlamadığım için affedersiniz ama artık bayram tatili,bir çok şeyi yayımlayabileceğim.Yorumlarınızı bekliyorum.:)
  Çatı katını yine bir alkış fırtınası kapladı.Gülümsedim.Sonunda yapıyordum!Normal değildim!
Sonraki birkaç eğitimde daha iyiydim,yani,en azından öyle olduğunu düşünüyordum.İlk eğitimden sonra eğitimlere Tanya ile devam ediyorduk.Bunu ben istememiştim,Tanya istemişti,çünkü etraftaki insanlar beni rahatsız ediyormuş.Ama bence diğerlerinin de yanımda olması daha iyiydi,çünkü Tanya her eğitimde beni daha da zorluyor,ve her eğitimde “Bir savaşçı savaşı zor yoldan öğrenmelidir,” diyordu.Bu onun imzalı cümlesine dönüşmüştü.
Tam 5 hafta geçmişti,yani bir aydan biraz fazla.Artık kendimi daha güçlü hissediyorum diyemezdim,ama eskisi gibi olmadığım da barizdi.Tanya’nın eğitimleri her ne kadar zorlayıcı olsa da işe yarıyordu.Artık her eğitimde daha iyiye gittiğimi söylüyordu Tanya,daha hızlı davrandığımı,Onap’la saldırıda daha doğru saldırdığımızı,hatta element büyüsünde bile daha da iyiye gittiğimi söylüyordu.
Diğer yandan annemden başka herkes benim Karles amcada kaldığımı sanıyorlardı.Bu kadar uzun kalmam hepsini şaşırtmıştı,benim Karles amcadan hoşlanmadığımı sanırlardı.Ama eğer Özel’lere yardım edeceksem,o zaman burada bir aydan daha fazla kalmalıydım.
Bir ay sonra,artık eğitimlere devam etmedik.Son eğitimde Tanya eskisinden çok daha iyi olduğumu söyledi ve yüzümü güldürdü. “Onap kullanırken nereye saldıracağını artık çok daha iyi anladın ve kılıç kullanımında da direnebiliyorsun.Ama en önemlisi,sanırım şimşekler artık senin için çalışıyor.”
Kan ter içindeydim.Elimde ağır kılıç vardı.Kollarım şnavlardan ve preslerden acıyordu.“Teşekkür ederim,Tanya,” dedim,usulca.Tanya tüm bu eğitim süresi boyunca bana o kadar çok yardım etmişti ki,hakkını nasıl ödeyeceğim bilmiyordum.
“Ben bir şey yapmadım,” dedi Tanya.Tanya göründüğü gibi bir kadın değildi,eskiden olsa Tanya’nın aşırı makyaj yapan ve barlarda gününü gün eden kadınlardan biri olduğunu söylerdim.Ama Tanya sonuna kadar bir savaşçıydı. “tüm bunları sen yaptın.İnandın.Eğer sen kendine inanmasaydın bunların hiçbiri olmazdı.Ben sadece sana yol gösterdim.”
“Özel kampında da yanımızda olacak mısın?”
“Eğer müdür isterse,” dedi Tanya,kılıcımı aldı. “sanırım yeni müdürünüz Bay Hollan olacak.”
“O da kim?” diye sordum kaşlarımı çatarak.
“Bize yardım eden biri,” dedi Tanya. “sanırım kamp düşmeden önce müdür oydu.”
“Müdür kim olursa olsun,” diye mırıldandım,gözlerimi kapayıp nefesimi düzene salmaya çalışırken. “kampı doğru bir şekilde idare etmeli.”
“Göreve hazırsınız.”dedi Tanya,bodrumdan çıkıyorduk. “Sen,ben,Olivia,Windiana,Fredrick,Dellis,Sindy ve Ackley.”
“Ama neden Sindy?” diye sordum yüzümü buruşturarak.
“Görevde bize buz kızı çok yardım ede bilir.”
“Pekala,diğerleri ne yapacaklar?” diye sordum. “Ashley,Tony ve Evan?”
“Biz Allison’u bulana kadar burada kalacaklar elbette.”dedi Tanya,beyaz döşeli oturma odasına yaklaşıyorduk. “Onu bulduktan sonra ondan bilgi alacağız,ama ondan önce senin ailenle konuşmalıyız,Allison’dan bilgi aldıktan sonra,tabi eğer istersen bizimle birlikte burada kalabilirsin.”
Diğerleri oturma odasında oturuyorlardı.Televizyon açıktı,ama sesi kısılmıştı.Kimse dinlemiyor gibiydi,herkes sessizce bekliyordu.
“Görev zamanı geldi,” dedi Tanya,Tanya’nın geldiğini gören grup ayağa kalktı. “pekala arkadaşlar,Allison’u bulmalıyız.Hepimiz eğitimimizi aldığımıza göre zor göreve kimler hazır bakalım?”
Kimse bir şey demedi.Ama Tanya biliyordu zaten,kafasını salladı. “Pekala,demek herkes hazır.Diğerleri,göreve gidecek olan söyleyeceğim kişiler gittiğinde burada kalacak ve haber bekleyeceksiniz.Şimdi,göreve gidecekler;Ben,Alida,Olivia,Windiana,Fredrick,Sindy,Dellis ve Ackley.”
Dellis’in elleri tutuştu.“Hey,adrenalin!”
“Bakın,sizi zorlamak istemiyorum.Ama gerçekten hiç zamanımız yok.Eğer Hayat Vaadi’ni bulmak için bir an önce çalışmalara başlamazsak…Hepinizden özür dilerim ama kampı kuramayız,kampı kuramazsak dünyanın her yerindeki Özel’ler güvenli bir yere gidemezler ve Estenor o Özel’leri tek tek toplar,onunla birlik olmak isteyenleri sağ bırakır ve diğerlerini gırtlaklar,eğer Allison’u bulmaya çalışmazsak,gırtlaklanan buradakilerden biri bile ola bilir.”
Tanya durdu,derin bir nefes aldı ve devam etti. “Şimdi,görev için plan yapmalıyız.”
Plan basitti.Görev için gidecek olan grup,Tanya’nın beyaz Kia arabasıyla-garajda Kia marka bir beyaz arabası olduğunu öğrenince çok şaşırmıştım-Oxford’a gideceklerdi.New York’un herhangi bir köşesinde olduğumuz düşünülürse,Oxford’a yolculuk en fazla 2 saat sürecekti.Oxford’da terk edilmiş boş bir eve girmemiz gerekiyordu,Tanya’nın dediğine göre Allison orada tutuluyordu.
“Bu bir teori mi yoksa emin misin?” diye sordum,bu sorumdan alınmamasını umuyordum ama zaten Tanya alınmadı.
“Eminim,” dedi Tanya,omuzlarını dikleştirdi. “Allison bize mektup gönderiyor.”
“Güneşin anası tutsak ve size mektup mu gönderiyor?” diye sordum gözlerimi büyüterek. “Daha neler göreceğim acaba.”
“Saçmalama,” diye beni tersledi Tanya. “Allison’un özel kuşları var.Bizim onu kurtarma planı yaptığımızı anladı herhalde,o yüzden bize yerini tarif ediyor.”
“Peki ama neden muhafızlar onun ne yaptığına hiç bakmıyorlar?”
“Çünki güneş anasının kuşları olduğunu bilmiyorlar.”dedi Tanya gülümseyerek. “Allison zekidir.Kuşları herhalde bir şekilde muhafızlardan gizliyordur.Onun güçlerini bir tek tanrı bilir.”
“Element tanrı mı yoksa öylesine Tanrı mı?”
“İkisi de,” diye kesitirip attı Dellis. “pekala,Tanya.Gidiyor muyuz?Ben heyecanlanmaya başladım.”
“Peki ama hangi boş eve gireceğimizi nereden biliyoruz?” diye sordum yine.
“Bana güvenin.” Tanya’ya güvenelim.Umarım doğru eve gireriz.
Bir saat sonra çantalarımız hazırdı.
Gümüşi ışık saçan gerçek onap’ım,elimde duruyordu.Ağır sırt çantamın içinde bize gerekli olacak neredeyse her şey vardı,öncelikle yiyecek ve içecek,birkaç kılıç,harita,kitap ve hatta bir dizüstü bilgisayar bile.Uzun bir yolculuk olacaktı.
Tanya ile garaja gittik hep birlikte.Tanya’nın beyaz Kia’sı hiç kullanılmamış gibi temiz bir şekilde orada duruyordu.
Tanya dönüp biraz tedirgin ve korkar bir şekilde kasılı duran Özel yığınına baktı.Derin bir nefes aldı ve konuşmaya başladı. “Özel’ler,Allison’u bulacağız ve kampı yeniden kuracağız.Hepimiz birer savaşçıyız.Benimle birlikte Oxford’a giden 7 kişi,bu göreve gitmeye kendi isteğinizle razı oldunuz?”
Bana,Olivia’ya,Windiana’ya,Fredrick’e,Dellis’e,Sindy’e ve Ackley’e baktı.Hepimiz kafamızı salladık.Tanya garajda yepyeni duran beyaz Kia’sına doğru yürüdü. “Şunu anlamanızı istiyorum,bu noktadan sonra hepimiz tehlikedeyiz.Estenor hepimizin peşine düşe bilir.Kendinizi kollayın.Tamam mı?”
Bu sefer hepimiz başımızı yukarı aşağı salladık.Hemen sonra Dellis’in sesi duyuldu.“8 kişi bu arabaya sığacak mıyız?”
Tanya çarpık bir gülümsemeyle Dellis’e baktı. “Ben yer elementi Özel’iyim,Dellis.İçi dışından herhalde büyüktür.”
Dellis kafa salladı.Sonrasında bir birimize güle güle deyip Tanya’nın Kia’sına yürüdük.Daha yeni tanıştığım arkadaşlarıma bakarken-Olivia ve Windiana hariç tabi-içimi bir huzursuzluk kapladı.Bunu kovmaya çalıştım ama çok geçti.İçimde birimizin başına bir şey geleceğini düşündüren tedirgin bir his vardı.Tanya haklıydı;bu noktadan sonra herkes tehlikedeydi.





Logo Design by FlamingText.com






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Oralarda Mavi Birşeyler bulamadım ama...