20.6.19
Burada Olmadığım Süre Boyunca Okuduğum Bütün Kitaplar
Selam herkese.
Başlık biraz garip gelebilir,hemen açıklayayım.Bir kaç gündür geçen yılın sonlarından beri okuduğum ama yorumunu yazmadığım kitapların hepsinin yorumlarını hazırlamaya çalışıyorum ve o kadar çok ki gerçekten yorucu hale gelmeye başladı.Ben de sonunda hepsini bir yere toplayıp,hepsinden bir kaç cümle bahsetmeye karar verdim.
Bu yazıda,blog yazmadığım süre boyunca okumuş olduğum bütün kitapları görebilirsiniz. (şimdiye kadar yazmadıklarım dışında)
Etiketleriniz:
eğlence,
kitap eleştirisi,
Sevdiklerim
17.6.19
Kitap - Suzanne Colins - Açlık Oyunları Üçlemesi
Tekrar buradayım!
Açlık Oyunları üçlemesini bilmeyen yoktur herhalde.Ben de herkes kadar,filmlerini çok küçük yaşlarımda okumuştum.Distopya denilince ilk aklımıza gelen kitaplardan,serilerden biri.Suzanne Collins'in adını duyuran,efsane bir seri gerçekten de.
Dediğim gibi,filmlerini izlemiştim fakat kitaplarını okuma şansını geçen yılın sonbaharında buldum.
Okumadığıma pişman oldum gerçekten de.
#1 - Açlık Oyunları
Kurgusunu az çok herkes biliyordur bence.Distopik bir hikayesi var,Panem adlı Kuzey Amerikadaki bir ülkede her yıl on iki mıntıkadan seçilen erkek ve kızların ölüm kalım savaşını anlatıyor.Baş karakter Katniss'in 12. mıntıka için yarışmacı seçimleri sırasında kız kardeşi yerine gönüllü olmasıyla,bu acımasız savaşta başına gelenler anlatılıyor.
Roman, Kuzey Amerika'da yer alan Panem adlı kurgusal ülkenin kıyamet sonrası halkından olan ve gelecekteki bir zamanda yaşayan 16 yaşındaki Katniss Everdeen'in bakış açısıyla yazılmıştır. Romanda, son derece gelişmiş bir metropol olan Capitol, ulusun geri kalanı üzerinde politik kontrol uygulamaktadır. Romana adını veren Açlık Oyunları, Capitol'ü çevreleyen on iki mıntıkanın her birinden kurayla seçilen 12-18 yaşlarında bir erkek ve bir kızın televizyonda yayımlanan ölümüne mücadelesini içeren geleneksel bir etkinliktir.
Açlık Oyunları gibi bir yarışma düşüncesi,tüyler ürpertici.Televizyonlarda insanların ölüm kalım mücadelesini izlemek,bunu bir eğlenceye dönüştürmek iğrenç bir şey.Ama okurken,aklıma şöyle bir düşünce geldi,aslında bu tür şeyler,tam olarak böyle olmasa da,bu günlerde yaşanıyor zaten.Televizyonlarda her gün insanların saçma durumlara düşmelerini izlemliyor muyuz?Ya da survival,yani yaşama mücadelesi veren insanların yarıştığı yarışmaları.Bu kadar açık ve acımasız şekilde olmasa da,buna yakın şeyleri televizyonlarda görüyoruz.
Ve eğer,insanlık bu hali ile devam ederse,kitapta bahsedilen geleceğin çok da uzak olmayacağından kuşkuluyum ben.
Hikaye nefes kesici şekilde devam ediyor ve seri büyüleyici şekilde başlıyor.Bana soracak olursanız Açlık Oyunları,herkesin kaldırabileceği bir kitap değil.Her ne kadar şu an herkesin az çok bu seri hakkında bilgisi olsa da,herkese hitap eden bir tarzı yok.Zaten,distopik eserler hep böyle değil midir?
Yazar, insanların Panem'de çektiği sıkıntıları bütün çıplaklığıyla gözlerimizin önüne sunuyor.Yer yer ağlayacak,yer yer çıldıracak duruma geliyoruz.
Her zaman çok sevdiğim bir seri olarak kalacak.Ayrıca,bence üçleme arasında en güzel kitap bu.
#2 - Ateşi Yakalamak
Tam her şey düzeldi,Katniss rahat bir nefes aldı derken,olaylar bu kitapta çığrından çıkmaya başlıyor.Bu sefer de,75. Açlık Oyunları,yani Çeyrek Asır Oyunları kapsamında,her mıntıkadan önceki açlık oyunu galipleri seçiliyor ve ölüm kalım savaşı yeniden başlıyor.
Peki ya 12. mıntıkadan?Elbette Katniss ve Peeta.
Önceki kitaba göre çok daha fazla karanlık,ürpertici ve kanlıydı.Soluksuz okudum.
Ve bu kitapta artık Katniss sayesinde insanların yavaş yavaş Panem'e karşı isyanlar başlattığını görüyoruz.Bu durum,insanların alevlenmek için tek bir kıvılcımı bekledikleri fikrimi doğruladı.Yani,herkes yönetimden rahatsız olsa da,kimse birlik olmaz,herkes bir lideri,bir öncüyü bekler.Birilerinin ilk kıvılcımı tutuşturmasını bekler herkes.
Bu kitabın sonu,dayanılmaz şekilde ağırdı :( Film olarak da ben en çok ikinci filmi seviyorum. (birinci filmden çok daha güzeldi...)
#3 - Alaycı Kuş
Üçlemenin final kitabı,bütün iplerin koptuğu ve herşeyin sonlandığı o inanılmaz eser.
Çok garip,üçlemenin bu kitabı hakkında hem sayfalarca yazabilirmişim gibi geliyor,hem de hiç konuşmadan sadece tek kelimeyle özetlemek istiyorum.Harikuladeydi.
İsyanın iyice alevlendiği,yerle bir edilmiş 13. mıntıkayı tanıdığımız ve Katniss'in umudunun ve psikolojisinin iyice sonuna geldiğimiz bu kitapta,son oyunlar oynanıyor ve son planlar işliyor.İkinci kitap sonun başlangıcıysa,nefes kesici hikaye bu kitapla son buluyor.
Beni final kitabında en çok etkileyen kısım,Panem'in devrilmesinden sonra,yeni bir yönetim yolu bulmaya çalışılmasını gösteren kitabın sonlarıydı.Durmadan,aralıksız okudum ve bitirdiğimde 'artık Katniss rahat nefes alabilir' diye düşündüm.Kitap boyunca omuzlarına yüklenmiş 'kurtarıcı', Alaycı Kuş rolünden ne kadar nefret ettiğini okuyanlar biliyordur ve onu suçlamıyoruz.
Bu arada,çok az karaktere Finnick karakterini sevdiğim kadar sevmiş ve ona üzüldüğüm kadar üzülmüşümdür herhalde :(
Herkesin okuması gereken bir üçleme :)
Etiketleriniz:
eğlence,
kitap eleştirisi,
Sevdiklerim
9.6.19
Okul Nedir,Neden Nefret Edilir?
Ve,8. sınıf da sonunda bu hafta itibariyle bitti.Oh be.
Öncelikle belirtmeliyim ki,verdiğim sözleri tutamamaktan nefret ediyorum.Tam döneceğim derken sınav dönemimin araya girmesiyle yine her şeyi bir yana bırakmak zorunda kaldım.Ama,artık bitti.
Çok şükür artık tatil.
Etiketleriniz:
eğlence,
Sevdiklerim
6.5.19
Kitap - Khalid Hosseini - Uçurtma Avcısı - Özel Bir Kitap
Uzun yıllardır okumak istediğim bir kitaptı.Ve geçen yılın sonunda okumayı başardım .
Ablam sayesinde aldığım kitaplardan bir tanesi bu da,kiraladığı kitaplardan bir tanesi.
Uçurtma Avcısı'nı herhalde artık duymayan,hatta okumayan yoktur,hikayesi,atmosferi her şeyiyle çok büyüleyici.Uzun bir zaman etkisinden çıkamadım ve hala da hatırladığım zaman içime bir şey oturuyor.
Bu kitap benim için özel.Ne zaman okusam tüylerimi diken diken eden,gözlerimi dolduran bir kitap.Benim için şimdiye kadar okuduğum bütün kitaplardan daha farklı bir kitap.Uçurtma Avcısı kalbimde yeri olan bir kitap,ne zaman okusam yine aynı şeyleri hissedebileceğim bir kitap.
Emir ve Hasan, Kabil'de monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk... Aynı evde büyüyüp, aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emir'le Hasan'ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir, ünlü ve zengin bir işadamının, Hasan ise onun hizmetkârının oğludur. Üstelik Hasan, orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa, Hazaralara mensuptur.
Çocukların birbirleriyle kesişen yaşamları ve kaderleri, çevrelerindeki dünyanın trajedisini yansıtır. Sovyetler işgali sırasında Emir ve babası ülkeyi terk edip California'ya giderler. Emir böylece geçmişinden kaçtığını düşünür. Her şeye rağmen arkasında bıraktığı Hasan'ın hatırasından kopamaz.
Uçurtma Avcısı arkadaşlık, ihanet ve sadakatin bedeline ilişkin bir roman. Babalar ve oğullar, babaların oğullarına etkileri, sevgileri, fedakârlıkları ve yalanları... Daha önce hiçbir romanda anlatılmamış bir tarihin perde arkasını yansıtan Uçurtma Avcısı, zengin bir kültüre ve güzelliğe sahip toprakların yok edilişini aşama aşama gözler önüne seriyor.
Uçurtma Avcısı'nda anlatılan olağanüstü bir dostluk. Bir insanın diğerini ne kadar sevebileceğinin su gibi akıp giden öyküsü...
(Tanıtım Bülteninden)
Bu kitabı nasıl yorumlayacağımı inanın ki bilmiyorum.Çünkü nasıl anlatsam,içimdekileri sizlere dökemeyeceğim.Nasıl anlatsam da size tam olarak bu kitabın bendeki yerini ve bana hissettirdiklerini açıklayamayacakmışım gibi hissediyorum.
Öncelikle,kitap Afganistan'ın o zamanki halini ve atmosferi bize çok iyi yansıtıyor.Olayların anlatılış biçimi,ülkenin Taliban'dan önceki ve sonraki durumunun ifade ediliş biçimi tüylerimi diken diken etmişti.
Emir karakterinin iç dünyası bize kendi dilinden açılıyor,yazar hiç bir şeyi saklamadan Emir'in babası,Hasan ve Afganistan hakkında hissettiklerini bize aktarıyor.Bu yüzden yer yer Emir'e üzüldüm,yer yer kızdım yer yer onu anladığımı hissettim.Her ne kadar yanlışları olsa da,Emir'in durumu kolay değildi.
Kitapta Hazaralara gösterilen muamele ırkçılıktan bir kez daha nefret etmemi sağladı.Düşman olmak,kulaklığını gözlerini tıkamak o kadar kolay ki zulme,o kadar kolay ki görmüyormuş,bilmiyormuş gibi davranmak.Ama oralarda bir yerlerde yine de oluyor,yine de birileri birilerini dışlıyor,birileri ötekileştiriliyor.İşte hepimiz buna karşı olmalıyız aslında.
(sadece ırkçılık konusu değil de,dışlama ilgili bir yazı yazmayı düşünüyorum,kendi ülkemde olan bir dışlanma,bir intihar vakasından da bahsedeceğim)
Aslında,Emir ve Hasan'ın yaşadıkları babalarının günahları da olabilir.Onların bu duruma düşmelerinin bir sebebi de onlardan yıllarca gerçekleri saklayanlar olabilir.
Emirin Söhrab'ı bulmak için Afganistan'a yola düşmesini,Hasan hakkında ve kendi geçmişi hakkında gerçekleri öğrenişini ve Söhrab'ı eve götürme mücadelesini nefesimi tutarak okudum.Kendisi de Afganistan doğumlu olan Khalid Hosseini'nin kaleminden Afganistan'ın zulümden önceki halini ve sonraki halini okumak nefes kesiciydi.Taliban'dan sonrası ise bir kez daha kahrolsun terör dememize sebebiyet veriyor.
Dini çarpıtmaya çalışanların sonunun gelmesini diliyorum.İnsanların inancını kendi çıkarlarınca kullananların,din yoluyla insanlara zulmetmeye çalışanların,dini hükmetmek için bir araç olarak kullananların en kötüsünü yaşayacağını umuyorum.Çünkü din,ister Semavi dinler olsun,ister tüm diğer dinler,hepsi barıştan ve huzurdan yanadır,hümanizmi destekler.Din,bir nefret aracı değildir,din bir öldürme aracı değildir.
Emir'le Hasan'ın kardeş gibi büyürler,birlikte oynarlar,ilk kelimelerini aynı dam altında derler,hatta Hasan'ın ilk kelimesi Emir'dir,fakat yine de,aralarındaki uçurum daha onlar doğmadan açılmıştır.Hasan bir hizmetkar,üstelik bir Hazara,Emir ise bir ağa,üstelik de bir Peştun çocuğudur.İşte aralarındaki bu fark,kitapta öylesine belirgin bir şekilde gösterilmişti ki, içimi sızlattı.Gerçekte de böyle değil mi,etnik fark,sınıf farkı her şeyden üstün değil mi insanlar arasında?
Bu kitabı okumadıysanız,okuyun arkadaşlar.Çünkü gerçekten büyüleyici.
Bu arada filmini de izledim,o da çok güzel ama kitabı her türlü çok daha iyi.Bir ömür boyu unutamayacağım bir öykü olacak.
öpüldünüz xoxo
Etiketleriniz:
eğlence,
kitap eleştirisi,
Sevdiklerim
2.5.19
Bazı Kitaplar - Zweig,John Green,Wulf Dorn
Bir kaç kitabı birleştirdim,sevebileceğiniz kitaplar.
-Stefan Zweig - Bir Çöküşün Öyküsü
Yeni kankamdan ödünç aldığım bir kitap,thanks Hatice :D
Zweig çok seven biriyim.Kısa yazar ama öyküleriyle okuyucuyu adeta vurur.Çok anlatmaya gerek yok,efsane yazar zaten.
Bu son derece çarpıcı çöküş öyküsü, XV. Louis döneminde Fransız sarayında epey etkili olmuş aristokrat bir kadının gerçek yaşamına dayanır. Madame de Prie günün birinde gözden düşer ve kral tarafından Normandiya’ya sürülür. İktidar sahibi ve ilgi odağı olduğu hareketli ve eğlenceli Paris günlerinden sonra, ne kadar süreceği belli olmayan, kendisiyle baş başa kalacağı bir sürgün dönemi beklemektedir onu. Ancak iktidar savaşları, entrika ve eğlenceden ibaret boş saray hayatı varoluşuna anlam katan tek şeydir. Hem kendini hem çevresindekileri sürekli kandırma eğilimindeki bu sığ ve kibirli kadın, malikânesinde gösterişli eğlenceler düzenleyerek Paris’teki hayatını yeniden canlandırmaya çalışır. Giderek mantıklı düşünme yetisini bütünüyle yitiren Madame de Prie, yeniden bütün dikkatleri üzerine çekebilmek için inanılmaz bir plan yapar.
Yer yer Madame de Prie tüylerimi diken diken etti.Özellikle sonlarını nefessiz okudum.Gerçekten de bir çöküş.
Bu yıl tüm Zweig kitaplarını bitirmek de amaçlarımdan birisi,bakalım.
![]() |
| kapağı çok güzeeel |
-John Green - Aynı Yıldızın Altında
Yıllardır okumak istediğim ama okuyamadığım kitaptı.Sonunda ablamdan istedim ve okudum.Senden Önce Ben'i de çok beğenen biri olarak,sanırım sonu sarsıcı biten kitaplara zaafım var,distopya da severim hem.Ne kadar kötü soncu bir insan ben be :D
Konusuyla yüzümü güldüren,bir dönemin en çok okunan en çok sevilen bir çoğunuzun da muhtemelen iyi bildiği bir kitap.Ne yazık ki henüz filmini izlemedim.Augustus ve Hazel karakterleri çok içten,çok iyi karakterlerdi.Sonunu her ne kadar tahmin etmiş olsam da yine de üzücüydü.Ayrıca kitaptaki Görkemli Izdırap kitabı ve yazarının hikayesi de beni derinden sarsmıştır.
p.s.: keşke Görkemli Izdırap gerçek olsaydı da okusaydık...
Diyaloglarıyla beni benden alan,ilham veren çok tatlı bir hikaye.Ama yine de,beni Senden Önce Ben kadar etkileyememiştir maalesef,o kitap bir başkaydı.
Okay?Okay.
kitabı okuduğum şarkılar: (çok güzeller...):
Fun - We Are Young (her dinlediğimde Gus'ı hatırlıyorum o yüzden dinleyemiyorum resmen...)
Ed Sheeran - All of the Stars (The Fault in Our Stars soundtrack)
-Wulf Dorn - Fobi ve Şizofren
Wulf Dorn,en yeni keşfim olan korku/gerilim yazarı.Güzel yazıyor.Tesadüfen instagram'da kitap bakarken karşıma çıkan bu nacizane yazar,son zamanların en iyilerinden diye de düşünüyorum.
Fobi ve Şizofren'in ikisine de bakmanız şiddetle tavsiye edilir,Fobi'yi kirayla,Şizofren'i de kankamdan ödünç alarak okudum.Fobi beni daha çok gerse ve onu daha çok sevsem de,sürprizli sonuyla(bana sürpriz olmadı gerçi) Şizofren de tavsiye edilir,kaliteli romanlardır.
p.s. Fobi'nin daha ilk sayfasında beni kaptı,şarkı tavsiyesiyle.Marilyn Manson The Nobodies şarkısını daha ilk sayfadan tavsiye eden yazara selam olsun,sağolasın.
O zaman, we're the nobodies,wanna be somebodies.
Marilyn Manson da çok kalitelidir,ondan da mı bahsetsem bir ara ben bu aralar çok dinliyorum...
Marilyn Manson - The Nobodies
Kısa kısa bahsetmek istediğim kitaplar bu kadar.Şimdi bende derin iz bırakan bazı kitaplara geçebilirim.
Etiketleriniz:
eğlence,
kitap eleştirisi,
Sevdiklerim
Kitap - Adolf Hitler - Kavgam - Yahudi Soykırımı ve Naziler
İşte,çok sinirli olduğum konu.
Aslında bu konuya ayrı bir yazıda uzun uzun dokunmak istiyorum ama hazır kitaptan bahsediyorken,bence içimde kalmasın.
Başlamadan önce,Adolf Hitler'i haklı bulan falan hala var mı?Ben ne tarihçiyim,ne o zamanları gördüm ne de bu tür konularda çok bir bilgim var ama,bir diktatöre hayranlık duymak ne kadar doğru?Hayranlık duyacak adam mı kalmadı?
Adına yahudi propagandası mı dersiniz,artık acımak mı dersiniz ne derseniz deyin ama son bir kaç ayda Yahudi Soykırımı ile,yani Holocaust dönemi ile ilgili bir sürü bilgi aldım.İster Kavgam kitabı olsun,ister izlediğim filmler olsun (Schindler'in Listesi,Piyanist, hepsi de efsane güzel filmler ve hepsi ağlatıyor) ilgimi çeken bir konu haline geldi.Ve aşırı hassasım.
Etrafta komplo teorisyenler görmekten kusacağım artık.Çok şey biliyormuş gibi konuşanlar var; yok yahudiler şöyle yapmışlar da,yok Hitler haklıymış da,yok yahudiler şöyleymiş de sanki yahudileri eliyle koydu.Nasıl bu kadar emin olabiliyorsunuz ya?Bir de yahudilerin ölümlerini haklı çıkarmaya çalışanlar var,Allah aşkına bir ırk size ne yapmış olabilir bu kadar nefret etmeniz için?Bana mantıklı bir sebep söyleyin bir daha konuşmayacağım.Hayır tamam yahudiler iyi demiyorum,bir dönem kötü şeyler yapmışlardır ama bazı insanların yaptığı bir şey için tüm ırktan nefret etmek niye?Neden bu kadar ırkçısınız?
Kaldı ki, ortada haklı çıkarılacak bir şey yok.Bir soykırımdan bahsediyoruz.Tamam,belki yahudiler abartıyor ama ortada kanıtlar var,bir soykırım olmuş,birileri yine de öldürülmüş.Böyle bir gerçek varken hala neyi kanıtlamaya çalışıyorsunuz?Sayı abartılmış,olanlar abartılmış bile olsa,ortada insanların öldürüldüğü gerçeği var.Bu sizce kötü bir şey değil mi?
Bu konudan saatlerce konuşabilirim ama yazı uzun olacak.Bir ırktan komple nefret etmek o kadar mantıksız geliyor ki bana.Bir diktatöre hayran olmak da öyle.Ortada insanların öldüğü gerçeği varken kimi savunmaya çalışıyorsunuz ki siz.
Fakat,Hitler deli bir adamdı,tamamen nefret edilesi biri de diyemeyiz maalesef.Adam çok zekiydi,önce bunu kabul edelim.Kitle kontrolü iyiydi,karizmatikti ve insanların beyinlerini yıkayabiliyordu.Alman halkının o devirde duymak istediklerini söyledi ve insanlar ona inandılar.
Kavgam'da da tüm hikayesini ve ideolojilerini anlatıyor,Hitler.Nasıl doğduğunu büyüdüğünü ve alman hükumeti ve yahudiler hakkında düşüncelerini,Nasyonel Sosyalist Partisi'ni nasıl kurduğunu anlatıyor.Biraz zor ve ağır bir kitap,ama o devrin Almanyasını ve Hitler'in ideolojilerini,psikolojisini anlamak için en iyi kaynak.Bazı ülkeler sanırım bazı devirlerde yasakladılar,belki hala yasaklı olan ülkeler vardır.Yasaklanmasına gerek yok bence,ama bilgili şekilde okunmalı,çünkü hiç bir şey bilmeden bu kitabı okuyan biri,ya da bir alman Hitler'e inanabilir,çünkü o kadar iyi açıklıyor fikirlerini ve yalanlarını o kadar güzel doğrular arasına gizliyor ki, seni hipnotize ediyor resmen.Benim bile bazen haklı bulduğum fikirleri vardı.
Ama çok merak ediyorum,neydi bu yahudi nefretinin sebebi?Sadece küçük gördüğü için olamaz bence.Belki de çocukluk travması falandı.Çünkü aşırı bir düşmanlık,nefreti vardı ve bu normal değil bence.
Etiketleriniz:
eğlence,
kitap eleştirisi,
Sevdiklerim
Kitap - Sabahattin Ali - Kuyucaklı Yusuf
Bloga geri döndüğüme göre,birikmiş kitap yazılarıma da başlayabilirim.Ah,o kadar çok kitap birikti ve o kadar çok kitaptan bahsetmem gerekiyor ki.Ona göre hazırlayın kendinizi,arka arkaya kitap yazıları gelebilir.
Daha önce iki kitabını okuduğum,çok sevdiğim,ama kitabının kahveyle çekilen fotolarıyla çoğu insanın soğuduğu üstad türk yazarlardan biri olan Sabahattin Ali.Daha önce Barış Özcan'ın tavsiyesiyle İçimizdeki Şeytan'ı,ardından da sırf merakımdan Kürk Mantolu Madonna'yu bitirmiştim,ilkini daha çok beğenmiştim ama Kürk Mantolu Madonna da çok güzeldi,her türlü okunması zaruri olan yazarlardan Sabahattin Ali.
Bu da üç en çok bilinen ve okunan kitabından biri,sanırım sonuncusu bu.
Daha önce bahsettim mi bilmiyorum ama,geçen yılın sonlarından beri daha fazla kitap okumak için çok güzel bir yol bulduk,daha doğrusu buldum.Ablam benim için kiraya kıtap alıyor,hem de çok ucuza.Böylelikle,bir sürü kitabı okuyabiliyorum,pdf olarak okuyamadığım,kalitesiz olan ya da üşendiğim kitapları bu şekilde rahatlıkla okuyorum.Gerçek kitap okuyabilmem de cabası.Ülkemizde bu tür kitapçıların artması lazım.
Kuyucaklı Yusuf da ablamın aldığı bu tür kitaplardan.Türk edebiyatında çok özel eserlerden.Eminim herkes konusunu artık biliyordur.
"Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf'un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyordu, fakat Muazzez olmadan bunu aramaya muktedir olmayacağını sanıyordu."
Kuyucaklı Yusuf Türk edebiyatının belki de en romantik kahramanıdır. Hayatın ve insanların zalimliği karşısındaki naif duruşu ile bir yandan trajik bir sona ilerlerken, bir yandan da yaşadığı lirik aşk hikayesinin kahramanı olarak edebiyat tarihinde yerini almıştır.
Sabahattin Ali'nin yarattığı karakterleri çok çok seven sadece ben olamam değil mi?Böyle duygulu,içine dönük,garip karakterler yaratıyor ve sanki okuyunca her birinde kendinden bir şeyler bulabiliyorsun.Yine İçimizdeki Şeytan kadar (o kitabın bende yeri ayrı) sevmesem de,yer yer düşünerek,yer yer ağlayarak okudum.
Sabahattin Ali'nin her kitabının okunması gerek bence.
Etiketleriniz:
eğlence,
kitap eleştirisi,
Sevdiklerim
Netflix'i Keşfetmek
Heyyo!
Buralarda yokken olan güzel şeylerden biri de artık Netflix kullanıyor olmam.Gerçekten çok uzun zamandır düzenli bir şekilde dizi izlemek istiyordum,ama internetten bulmak artık çok zor biliyorsunuz.Bu yüzden uzun zamandır Netflix denemek istiyordum ve sonunda ben de düzenli dizi izleyebiliyorum.
Geçen yılın sonlarında ablamla Supernatural'a yeniden başladık (ve biraz geç olsada bir Spn fanı oldum) ve dedik ki neden daha fazla dizi izlemeyelim. (Supernatural ile ilgili ayrı bir yazı yazacağım yakında) Bütün bunlar sayesinde Netflix'den üyelik aldık ve kullanmaya başladık.
Ve söylemeliyim ki, acayip güzel bir platform!Kim yapmışsa eline sağlık.
Hem sevdiğiniz dizileri takip etmek açısından,hem kullanım ve erişim rahatlığından Netflix çok kullanışlı.Bir çok kaliteli TV dizisinin,yapımın bir araya toplandığı ve her birine rahatlıkla erişebildiğimiz bu tür bir site hayat kurtarıcı gerçekten.
Kullanmaya başladığım ilk bir kaç günden sadece Netflix'le yaşayabileceğimi falan bile düşünüyordum,o derecede sevdim yani.Bana Netflix verin biraz yem biraz su biraz da kitap,sonra da ellemeyin ben yaşayıp giderim öyle :D
Netflix'de ne izleyebileceğinizle ilgili internette bir sürü bilgi var,bir çok da güzel dizi var platformda.
Biz kullanmaya başladığımız zaman özellikle son zamanlarda yeni sezonu çıkacak diye çok konuşulan Stranger Things'i izlemek istiyorduk.Ve öyle yaptık.
Stranger Things,çok güzel.
| müziğiyle herşeyiyle çok güzel :) |
Biraz nostaljik,eğlenceli,macera dolu,fantastik ve aynı zamanda bilim kurgu içeren bir dizi izlemek isterseniz,bence Stranger Things güzel seçim.Kabaca bahsetmek gerekirse,bir grup çocuğun başına gelenler işleniyor,fantastik bazı canavarlar ve gerçek üstü güçleri olan bir takım çocuklar var.
Baş karakterlerimiz Mike,Will,Lucas ve Dustin.Will'in bir gün eve dönerken kaybolmasıyla olaylar başlıyor.Bir yandan şerif Hopper,Will'in annesi ve abisi Jonathan,bir yandan da çocuklar Will'i arıyorlar ve çocuklar Will'i ararken Eleven adlı bir kızla tanışıyorlar.Sonradan bu kızın başına gelenler,insanüstü güçleri,geçmişi ve dört çocukla kurduğu dostluklar derken,2 sezon ne olduğunu anlamadan bitiyor.
![]() |
| son 10 yıl için favori dizi karakterlerim :D |
İlk olarak,bence çok sürükleyici ve eğlenceli bir dizi.Bilim kurgu da seven biri olarak favori dizilerimden oldu bu aralar.Diğer bir güzel yanı ise olayların 80lerde geçmesi,çok sıcak bir nostalji hissi de veriyor dizi yani.İçten karakterler ve sürükleyici kurgusuyla kendisini izlettiriyor ve merak ettiriyor.
Eleven'ı oynayan oyuncuyu,Millie Bobby Brown'a Oscar vermek lazım bence.Kız o kadar güzel oynuyor ki.Mimikleri,davranışları,ses tonu,her şeyiyle nefes kesici.El'in her anını,korktuğu,ağladığı,üzüldüğü,şaşırdığı ve güçlü olduğu,her bir anını bize çok güzel yansıtıyor.
Çocuk oyuncuların hepsi çok başarılı gerçekten.Will'in annesi karakteri ve şerif Hopper karakteri de çok beğendiğim karakterlerden.İzlediğinizde size bir şeyler katabilecek,sıcacık bir dizi Garip Şeyler.
Ben bu diziyi öve öve bitiremem en iyisi siz izleyin.
Temmuzda yeni sezonu geliyor.Sabırsızlıkla bekliyorum.
Bu diziden bir şarkı isterseniz:
The Clash - Should I Stay or Should I Go
Şu an izlediğim bir diğer dizi ise Riverdale,duymuşsunuzdur.Riverdale adlı sakin bir kasabada bir gencin kaybolmasıyla birden kasabanın nasıl değiştiğini ve burada olan olayları işliyor dizi.Stranger Things kadar beğenmesem de,henüz güzel.Favori karakterlerim ise henüz Jughead ve Veronica.
Bu arada,Riverdale biraz daha genç yetişkin tarzı,biraz daha genç dizisi gibi.Stranger Things'i ise bence herkes izleyebilir.
(belki bitirince daha ayrıntılı bir yazı hazırlarım,kim bilir)
Bence,Netflix çok kullanışlı ve başarılı bir platform.Siz ne düşünüyorsunuz?
Şimdilik görüşürüz :)
Etiketleriniz:
diziler,
eğlence,
netflix,
Sevdiklerim
21.4.19
did you miss me?
Evet,şey,merhaba.
Düzgün bir giriş asla yapamayacağım.Aslında nasıl yazdığımı bile unuttum.Ciddiyim,burayı yeniden düzenlerken neyin nerede olduğunu resmen unutmuştum,her şeyi baştan aramak zorunda kaldım.
Yine de sanırım sürgünden memleketine dönen biri gibi söyleyebilirim; Ben döndüm!
Beni özlediniz mi?Ben çok özledim de :D
Burayı nasıl özledim anlatamam.Yazmayı,ara ara okumayı çok özledim.Burada kendimden bir şeyler bırakmayı gerçekten çok seviyormuşum onu farkettim.
Kaç ay olmuş?En son geçen yılın ekiminde yazmışım,yani 6 ay.O altı ay içinde bir sürü şey oldu tabii,ben sınıfımı değiştirdim(o son yazıda bundan bahsettim mi acaba),yeni arkadaşlar edindim,çok değiştim(bence),araya bir yılbaşı girdi ve 2019'a girdik.Hah,bir de,bence son zamanların en önemli şeyi oldu,bir karadeliğin fotoğrafı çekildi.Ama o başka bir konu,başka bir yazınının konusu.
Geçen belirli bir sürenin ardından ne kadar geliştiğimi ya da değiştiğimi söylesem da aslında aynıyım bir bakıma. İlerideki halime göre ben yine de kendimin henüz gelişmemiş bir haliyim.Bir kaç yıl sonraki ben şimdiki benden çok daha fazla gelişmiş ve farklı biri,ona buradan selam çakıyorum ve özünü kaybetmemesini umuyorum.
Blog yazamamak çok zordu benim için.Sanki beni hep dinleyen sadık bir arkadaşımı kaybetmiş gibiydim.Yaşadıklarımın ve gördüklerimin,yaptıklarımın kayıtlarını tutamayınca zamanın ayarını kaybettim sanırım.Kayıt altında tutmayı,her ay,her gün,her yıl neler yaptığımı gözden geçirmeyi seviyorum.Mesela okuduğum kitapları tam anlamıyla okuyamıyormuş gibi hissediyordum,onları inceleyemiyor gibi.Aslında okuyup anlıyordum ama buraya yazınca içim rahatlıyordu,farklı oluyordu.
İzlediğim filmleri ve yeni keşfettiğim müzikleri tavsiye edemeyince üzülüyordum.Biliyorum beni burada çok insan okumuyor ama en azından birilerine bir şeyler kata bilmek çok hoşuma gidiyordu.
Ama o kadar dolu bir dönem geçirdim ki.Her şey üst üsteydi sanki,hem bende de yazacak şevk,heves yok gibiydi kabul ediyorum.Ama artık yazacağım!
Doğum günüme ve bu gezegenin en güzel mevsimine de az kaldı :) Burada havalar buz gibi gerçi hala ısınmıyor havalar nisan olmasına rağmen.
Size anlatmam gereken bir sürü şey var.Burada yokken okuduğum kitaplar,tek tek izlediğim filmler,keşfettiğim müzikler ve daha bir sürü şey.Daha yaşayacağım bir sürü şey.
O zaman hemen yazmaya başlasam iyi olur,ne dersiniz?
Umarım döndüğüme memnun olmuşsunuzdur,çünkü ben burada olmaktan çok memnunum :)
Etiketleriniz:
eğlence,
içimden gelenler,
Sevdiklerim
6.10.18
Okulu vardı,hem de çok okulu vardı...
Selamlar!
Bu günkü konumuz şu: okul artık bir aydır başladı...
Evet,bu bir gerçek.Eğer hala okulun başladığını kabul edemeyenleriniz varsa :D
Okulu seven biri olarak(evet,seviyorum) bu haber beni mutlu ediyor aslında.Ama artık 8. sınıf olduğumdan,haliyle kafamı kitaplardan kaldıramadığımdan ve bir de sabahçı olduğumdan,durum bir hayli değişiyor.
![]() |
| şöyle bir okul otobüsüm olmadıııığğğ :(( |
Üç ay boyunca 'okul başlasııığğğn' diye zırladıktan sonra okul başladığı için şikayet edecek değilim,fakat yine de şikayet edecek konularım var.
Okulumuzu taşıdılar,daha uzağa yeni bir okul yapıldı ve artık oraya gidiyoruz.Okulun eski halinden kesinlikle bin kat güzel,o eski sıkışık okul yok,4 katlı,nefis,müthiş bir okul.Tek sorunu çok yalnış yerde olması,yolları cidden çok kötü ve her gün kazaların olması kaçınılmaz,bunun yanında uzak da.Fakat yine de,başka bir okula geçersem rahat edemeyeceğimi bildiğimden ve bundan korktuğumdan,bu okulda kalmakta direttim.
Yanlış karar verip vermediğimi bilmiyorum,umarım yalnış karar değildir :/
![]() |
| yeni okulun büyük bir kütüphanesi olduğunu söylüyorlar umarım büyüktür,orada yatıp kalkmayı düşünüyorum da ben ehehe :D |
Bunun yanında,okulun o güzel haliyle kalmayacağı belli.O eski küçük sınıflardan sonra kocaman ve ter temiz sınıflara çıkan,bizim otlayan öküzlerimiz,kendilerine büyük otluk bulan koyunlar gibi elbette bu okulu da bir yıla kalmaz eski okul gibi yapacaklardır.İşte buna üzülüyorum...
Zira şimdiden sınıfımızdaki dolabın kapağı kırıldı -_-
Ve artık 8. sınıfım,oley!
Ne oleyi ya,liseye kalmış bir yıl,gelecek yıl bitirme sınavı var...Matematikle başım belada...
Bir yıl daha büyümek neydi,bir yıl daha büyümek,okul yükünün ve ödevinin artması,artık kafanı kaşıyacak vaktinin kalmaması demekti.Çok güzel teşekkürler,artık gecelerim de bana ait değil,rüyamda okulda oluyorum resmen,hocalar rüyama giriyor -_-
Ve sabahçıyım artık!8'de gidip,2 gibi dönüyorum.
Bu,aslında güzel bir şey,çünkü günün kalanı benim oluyor,demek istediğim eskisi gibi jet lag yaşarmışcasına gelir gelmez ödev yapıp,sonra sabah uyanıp okulu beklemek yok.Artık sabahın körü küfrederek kalkabilir,geldikten sonra en azından bir saat uyumaya çalışıp uyuyamamaya bilir,sonrasında da gecenin yarılarına kadar ödev yapıp kafayı sıyırabilirim! :D
O kadar çok ödevim oluyor ki, saat 2'de evde olsam bile bitiremiyorum.Ya da,ben henüz doğru düzgün bir düzene oturtamadım...Ama en azından geldikten sonra bir saat dinlenmem gerekmez mi...Ne var sanki bu kadar ödev verecek.
Durum böyle olunca,ben de size bundan yakınıp,neden artık bloga uğrayamaz olduğumu izah edeyim dedim.İşte bu yüzden.Bu yüzden artık beni azdan da az görebilirsiniz...
Bana şans ve zihin açıklığı dileyin e mi :D Gelecek yıl daha sınava gircem...
Öyle işte...Hala sınıf değiştirmeye falan çalışıyorum.Yuvarlanıp gidiyoruz yani.
Bunların hepsi devrik sistemden.Her gün değişen kurallardan.Bizlerden insan değil,robot yaratmak istemelerinden.Sürekli ezber yaptırıp,yaratıcı olmamızı söylemelerinden.Sürekli bize bağırıp,şiddette bulunup,şiddeti sevmememizi söylemelerinden.
Her şeyi bilmemizi istiyorlar,her konuda iyi olmamızı istiyorlar.Mükemmel olmamızı istiyorlar,ama bizi mükemmel yapan kusurlarımızı saklamızı söylüyorlar.Onları anlamıyorum.Duvarda başka bir tuğla olmamızı isteyenleri anlamıyorum.
Başka yazılarda görüşmek üzere!
Jaa ne minna! ^_^
Etiketleriniz:
eğlence,
içimden gelenler,
Sevdiklerim
Kitap - Cassandra Claire - Mekanik Melek,Mekanik Prens,Mekanik Prenses (Cehennem Makineleri Serisi)
Uzun zamandır seri okumuyordum.
Uzun zamandır fantastik kitap da okumuyordum...
Geçen ay bu güzel üçlemeyi bitirdim!
Etiketleriniz:
eğlence,
kitap eleştirisi,
Sevdiklerim
5.10.18
Grup Tanıtımı - Ninety One
Kazakıstan müzik grubu Ninety One.Evet,bu sefer Kazakistandayız.
Dimash'dan sonra Kazakistan'a taktım,bu grubu da canım arkadaşım Zeynebin tesadüfen şarkılarından birini beğenirsin sen diyerek bana atmasıyla tanıdım.Ve evet,beni tanıyor gerçekten de beğendim :D
Bu aralar iyice tanınmaya başlayan bu Kazakistanlı abilerle,yani 91 ile sanırım mayıs ayından beri tanışıyoruz.Hazirana doğru Eaglez fandomuna doğru sürüklendim ve E.Yeah ile geri döndüklerinde onları deli gibi bekledim :D
Ne kadar hızlıyım bu konularda.
Ninety One tanıması zor bir grup değil aslında,son zamanlarda dediğim gibi popülerleşti,Türkiyede çok tanınıyor ve Kazakistan pop müziğini dünyaya tanıtan grup,yani q-pop'un,Kazak pop'nun ilk grubu.Bu yüzden Kazakistanda da çok seviliyor.
Tabii,ilk çıkış yaptıklarında,farklı görünüşleri,farklı müzik tarzları ve boyalı saçlarıyla henüz böyle şeylere alışmamış Kazakistanda hoş karşılanmamışlar,hatta linç yemişler,ama zamanla iyice popülerleşmişler,hatta yakın zamanda İstanbul'a da geldiler...
İlk çıkış yıllarında yaşadıkları ile ilgili çektikleri '91' ismindeki bir film de var,2017 yazında çıktı,ama internette bulunmuyor.İzlemeyi çok isterim ama,yok işte...
Peki Ninety One kimdir?Ne zaman,nasıl kurulmuştur?Kaç kişiden oluşur,nasıl müzik yapar?
Ninety One ve ya 91,2014'te Juz Entertainment tarafından kurulmuş Q-pop grubudur.Grubun kurucusu,ORDA üyesi Erbolat Bedelxan'dır.
Grup 2014'te K-Pop Idols projesi sayesinde ortaya çıkmış.Üyelerden Zaq ve A.Z Kpop Idols'un kazananı olurken,Alem ve Bala sonradan onlara katılmıştır.Dörtlü SM Entertainment'de bir süre eğitim gördükten sonra,A.C.E'in de aralarına katılmasıyla grup kurmaya karar verirler.İlk isimleri KTI-Boys ve W idi.Ama 2015'de Ayıptama ile çıkış yaptıktan sonra grubun adı şimdiki halini aldı.Ninety One, Ayıptama mini albümü ve Ayıptama(Ayıplama) şarkısına yaptıkları klip ile başarılı bir çıkış yaptı.
2016 temmuzunda Kaitadan(Yeniden) klibiyle geri dönüş yapıp,Gakku Tv'de listelerin başına yükselmiştir.2016 aralık ayında Kalay Karaysın? (Ne dersin?) ile geri döndüler.Bu şarkı ile 20 hafta Gakku Tv'de liste başından düşmemişlerdir.
Qarangy Zharyq 2K17'nin çıkmasıyla,ard arda yeni klipler yayımlanmıştır.Sy Asty(Su Altında),Yeski Taspa Bii(Eski Plak Dansı),Bayau(Yavaşça) ve Mooz(Buz) gibi şarkıları listeleri yıkıp geçmiştir.
2017 ağustosunda Mooz(Buz) yayımlanmış,24 ağustosta 91 isimli filmleri çıkmıştır.
2017 aralığında son olarak Ah!Yah!Mah! çıktıktan sonra,bir süre yeni bir şey gelmese de,grup 25 temmuzda Dopamine albümü ile geri döneceklerini çok geçmeden duyurmuştur.Albüm yayımlandıktan sonra E.Yeah ve All I Need klipleri yayımlanmıştır.
Ninety One'ın kısaca geçmişi bu şekilde,tabii ki daha fazla inceleyerek daha fazla bilgi edinebilirsiniz.
Üyelere gelince,beş üyeleri var,iki rapper,3 vokal; A.Z,Ace,Alem,ZaQ ve Bala.
A.Z,Azamat Baybolat oğlu Zenkayev,baş rapper ve lideri.93 doğumlu,grubun herhangi bir klibinde dikkati hemen üzerine çeken,herkesin GD'e benzettiği çocuk,müthiş rap yapıyor.GD'i örnek aldığı ve ya ondan esinlendiği düşünülüyor,gerçekten de kendisinde G-Dragon'dan esinlenmeler görebilirsiniz,giyiminde,tavırlarında.
K-pop Idols projesi ile gruba dahil olmuş,Underground Rapper kendisi.Grubun esas söz yazarlarından.İlk gördüğümde bana çok naif ve tatlı gelmişti ama bir o kadarda iyi rap yapıyor.
ZaQ,Dulat Bolat oğlu Muhammetqali,grubun diğer rapper'ı,aynı zamanda grubun komedyeni.Kendisini eğer Ninety One videolarını izlerseniz,sizi kahkahalara boğabilir.'Kızlar nasıl selfie çekilir'den,sıkılınca Alem'in başının etini yemesine,Bala'ya yaptığı şakalara kadar grubun mizah kaynağı.Kenardan çok komik ve tatlı görünüyor ama grupta rap'ni en sevdiğim kişidir,ayrıca Ninety One'ı gören hayranlar ZaQ'ın aslında çok erkeksi olduğunu söylüyorlar,acayip tavırlarının aksine...
ZaQ'ı düşününce Ninety One space bölümlerinden birinde Alem'i 'Batırxan,Batırxan' diyerek ve omzuna vurarak çağırışı geliyor... :D Gülmekten ölmüştüm ya.
ZaQ'ı sevin!
Sırada Alem,Batırxan Abay oğlu Melikov,grubun ana vokali,nefis bir sesi var.Şan eğitimi almış,yüksek notalara çıkabiliyor,şarkılarda sesinin özel bir yeri vardır.Aslında Özbekistan doğumlu,Voice of Kazakistan ve X Factor yarışmacılarından.Aşırı yetenekli...
İlk başta beni derinden etkileyen üyeydi,özellikle de Ayıptama klibinde.Hatta biasım bile olabilirdi.
Hala çok severim!
Azamat Kayrat oğlu Aşmakın,grubun ikinci Azamat'ı,diğer bir vokali ve namı diğer Ace!
Şarkılarda genelde şeker gibi sesiyle nakaratları söyleyen,köfte dudaklı ve adeta bir yakışıklılık abidesi,sık sık Kim Seok Jin'e benzettiğim müthiş adam.Grup onun vokali olmadan olmazdı.
Bir ikinci Seok Jin,müthiş bir visual.Allahın fake maknae'si...
Ve geldik canım biasım,şeker çocuk,rüyalara balıklama dalan adam,Daniyar Akılbay oğlu Qulımşa,yani namı-diğer grubun miniği Bala!
Bala,grubun hazine sandığı resmen,aşırı yetenekli ve hareketli,abilerini canından bezdiren bir 98'li.Grubun ikinci vokalisti,kendisi genelde şarkıların başında hoş sesiyle bizi alıp götüren kişidir.Sahne ismi Bala(yani küçük) kendisine aşırı uyuyor,çocuksu bir karakteri var.İlk başta Ace'i bias olarak belirlesem de,Ninety One space'ler ve performanslardaki yetenekleriyle beni kendine çeken,adeta beni seçen Ninety One biasımdır.
Bazen bana fotoğrafına bakıp fangirl krizleri geçirtir.
çığlık atar* Bala neden bu kadar tatlısın?!!!
Ninety One'ın bütün şarkıları güzel,ama özellikle aşağıdakilere bakın,klipler efsane.Beim en sevdiğim şarkıları anlamı da çok hoş olan Mooz şarkısı.
Ninety One - Mooz
Ninety One - E.Yeah
Ninety One - All I Need
Ninety One - Ah!Yah!Mah!
Ninety One - Yeski Taspa Bii
Ninety One - Ayıptama
Ninety One - Kaitadan
Ninety One - Kalay Karaysın
Ninety One - Umypta
Bence Kazakistan'ı en güzel tanıtan insanlardan Ninety One.Bir şans vermeyi,farklı bir şeyler denemeyi unutmayın.
Başka yazılarda görüşmek üzere!
Jaa ne minna! ^_^
Etiketleriniz:
eğlence,
müzik,
Sevdiklerim
16.9.18
Albüm İncelemesi - Fudanjuku - Kimi İro İro Utsuri (yeni albüm haberi)
Yarın okul açılacak ve ben bunu yazıyorum...
Okul bir an önce açılsa keşke sıkıldım artık...
Uzun zamandır canım grubumdan bahsetmediğime göre,hazır yeni albüm çıkarıyorlarken ve en son çıkardıkları albüm internette sonunda bulunabiliyorken,neden bu yazıyı yazıp yaz sezonumu kapatmıyorum ki? :D
Etiketleriniz:
eğlence,
Fudanjuku,
jpop,
müzik,
Sevdiklerim
14.9.18
Grup Tanıtımı - Ikon (Welcome Back,Return,New Kids: Begin,Continue)
Anyeonghasseyo!
Evet,müzik yazıları geri döndü.Çünkü yapamıyorum,bunları yazmayınca rahatlayamıyorum.Nedenini ben de gerçekten bilmiyorum,sanırım tecrübelerimi aktarma kaygısından.Benim denemeye değer gördüğüm bir şeyi başkaları da denesin istiyorum.
Bir de,etiketleri ve isimleri düzenliyordum bu gün,eski yazılara bakarken ne kadar değişmiş olduğumu farkettim.İlk önce,eskiden çok daha fazla Japonca dinliyormuşum,şimdi ise daha çok korece.O zamanlar şaşırarak ne az rock dinlediğimi farkettim.Bu aralar J-rock'a merak saldım ve bu beni çok mutlu ediyor.Pop'un yerine rock koymuş gibi oldu bu biraz.
Bu gün,yaz başında fandomuna girmeye karar verip istikrarla bu yolda çalıştığım Ikon hakkında.
Etiketleriniz:
eğlence,
kpop,
müzik,
Sevdiklerim
13.9.18
Şarkı Listesi ~6
Uzun bir aradan sonra dinlediklerimle karşısınızdayım.
Minseo - Zero *
Daniel Caesar - Best Part *
Mariya Takeuchi - Plastic Love
The Rolling Stones - Street of Love *
The Rolling Stones - Paint It,Black
The Cranberries - Zombie *
Troye Sivan - Animal *
Snuper - Platonic Love
Snuper - It's Raining *
Snuper - Back: Hug
Troye Sivan - Bloom
Crush - Cereal ft. Zico
Day6 - Shoot Me *
Monsta X - Hero
Monsta X - Dramarama
Fudanjuku - Wotakist
Fudanjuku - Welcome to my Familia *
KARD - Dimelo *
KARD - Ride on the Wind
KARD - Moonlight
Ikon - Coctail *
Ikon - Freedom
Ikon - Killing Me
Dionne Warwick - Always Something There to Remind Me
Alev Lenz - Falling into Me
Eminem - Fall *
N. Flaying - How R U Today?
Queen - Innuendo
Queen - Under Pressure
Son Feci Bisiklet - Bu Kız
Son Feci Bisiklet - Galiba Sevmiyorlar
Son Feci Bisiklet - Çar Bomba
Son Feci Bisiklet - Zaman Yok *
Eminem - Kamikaze
(G)- Idle - Hear Me
Mamamoo - Modereto ft. Hash Swan
Zaz - On Ira
Zaz - Je Veux
Zaz - Les Passants *
Barış Özcan ft. Şanışer - Korkudan
Şanışer - Yalan ft. Sokrat St *
Şanışer - Yanıma Gelmesinler
Şanışer - Ben Kimim
Queen - Somebody To Love
Queen - Mustapha
LP - Girls Go Wild *
Imagine Dragons - Natural
Тимати feat. Мот, Егор Крид, Скруджи, Наzима & Terry - Ракета *
Live - Deep Enough *
The Half - Ey Gözəl *
Элджей - 360° *
Элджей - Минимал
Oh Wonder - Without You
One Ok Rock - Et Cetera *
Queen - Made in Heaven
Queen - Crazy Little Thing Called Love
Queen - The Prophets Song
Queen - The March of Black Queen
IU - Ugly Duckling
IU - Red Queen
IU - Glasses
XXTentacion - Sad
XXTentacion - Jocelyn Flores
SiM - Rosso&Dry *
In2it - Sorry For My English
Taeyeon - Something New
Zico ft. IU - Soulmate
Akif İslamzadə - Neyləyim *
LCD - Thunderclouds
X Ambassadors - Unsteady
Seungri - 1,2,3
Seungri - Mollado ft. B.I
Seungri - Where R U From ft. Mino
Seventeen - Oh My *
Seventeen - Clap
Seventeen - Very Nice
Mamamoo - Egoistic
Mamamoo - Sleep in the Car *
Day6 - I Wait
Fudanjuku - Yatterman no Uta
Fudanjuku - Chijo no Buki livetune remix *
Sekai no Owari - Rain
KNK - Rain
SF9 - O Sole Mio
Leo - Touch&Sketch *
Leo - Nowadays
Nərminə Məmmədova, Sinan Səid - Evlərinin Önü Yonca
bazı şarkılar hakkında söylemek istediklerim:
![]() |
| ehehe ben ehehe :D |
1*Minseo Zero - Bu şarkı son zamanlar en çok dinlediğim şarkı,inanılmaz güzel,harika bir altyapısı var ama neredeyse hiç bilinmiyor.Dream Tv kpop saati sayesinde keşfettiğim bir şarkı,bence dinleyin.
2*Daniel Casar Best Part - Dinledikçe huzur veren bu şarkıyı Jeon Jungkook tavsiye etti,son canlı yayınında.Yine ondan çaldım yani :D Bu aralar favorim.
3*The Rolling Stones Street of Love - Canımın içi Dilara unni'min tavsiyesi,harika bir şarkı.Rolling Stones tutkunuyum bu aralar sayesinde ehehe :D
4* Cranberries Zombie - en çok duyduğum ve en çok bilinen şarkılardan biri olsa da bulmam çok uzun sürmüştü,anlamı da kendisi gibi enfes...
5* Troye Sivan Animal&Bloom - Troye Sivan'ın son şarkılarına bayılıyorum,son zamanlar çok dinliyorum.Animal ve Bloom favorilerim son zamanlarda,Wild da çok güzeldir.
6* Snuper It's Raining - Snuper,son zamanlarda en sevdiğim kpop gruplarından biri,bilinmeyen ve çok dinlenmeyen bir grup ama,son şarkıları Tulips çok sevildi.Ben Weekly Idol'da gördüm,hemen araştırdım.Tulips ile sevdim grubu,şu anda şarkılarını dinlemekteyim,tavsiye ederim.Favorim It's Raining olsa da,Tulips,Back: Hug, Platonic Love,Star of Stars,Shall We Dance,Poloroid gibi tavsiye edebileceğim bir sürü güzel şarkıları var.
7* Day6 Shoot Me - Son zamanlar bu krock grubunun,çoğu krock grubunun tutkunuyum.Shoot Me dışında,Congratulations,I Wait,Beautiful gibi şarkılarını çok çok tavsiye ederim.
8* Fudanjuku Welcome to My Familia - Ekimde dönecek olan Fudanjuku'nun yazısı yakında gelecek.Evet,sözümü bozuyorum ama yapacak bir şey yok -_- Bu şarkı son teklilerinden,yeni yazıda hepsinden bahsedeceğim.
9* KARD Dimelo - KARD'ın yeni albümünden favorim.Albüm incelemeleri yolda,diğer şarkılarını da dinlemenizi tavsiye ederim.
10* Ikon Coctail - Ikon'un tanıtımı ve yeni albüm incelemesi yolda.Size nasıl Ikonic olduğumu anlatacağım :D Ikon güzeldir,dinleyin derim.Hah,bir de,yeni albümden favorim Freedom.
11* Eminem Fall - Eminem geri döndü!Yeni albümünü dinleyin,eski Shady'i özlediyseniz.
not: hala eskisi gibi değil Marshall Mathers...
12* SFC Zaman Yok - Bununla kitap bile okudum,o kadar taktım SFB'e son zamanlar.Favori şarkım Zaman Yok,harika bir grup,dinlemeniz şiddetle tavsiye edilir.
13* Zaz Les Passants - Fransızca şarkılara bayılan ben,yeni bir kaynak buldum sömürmeye.Bu kadının her şarkısını sayısız kez dinliyorum.Bu yaz On Ira ile geçti resmen.Siz de dinleyin,müthiş bir sesi var.Belki bir gün bir yazıda bahsederim kendisinden.
14* Şanışer Yalan - Barış Özcan sayesinde tanıdığım efsane rapçi.Ama nasıl güzel şarkıları,nasıl müthiş biri.Barış Özcan'ın ondan bahsettiği videoyu aşağıya ekliyorum,bir de birlikte yaptıkları Korkudan şarkısını.Bir de,sonra bu şarkıyı dinleyin,sonra konuşalım :D
15* LP Girls Go Wild - LP'in yeni şarkısı.N'ouble Pas'ı da çok beğenmiştim,buna da bayıldım.Özletmişti kendini,iyiki döndü.İki şarkıyı da dinleyin.
16* Ракета - Yaz boyunca rusça tekrarlar yaptığım için,doğal olarak rusça da öğrenmeye başladım.Bu şarkı da yaz başında çıktı,üç aydır dinliyorum.
17* The Half Ey Gözel - Çok az azerbaycanca şarkı dinlerim,özellikle de yeni şarkılardan,ama bu şarkı,mükemmel.Ülkemizde hala gerçek müziği bilen insanların olması güzel,keşke daha fazla insan dinlese.Hadi siz de dinleyin bu güzelliği.
18*Eldjey - Başka bir rus sanatçı.Son zamanlar şarkıları çok hoşuma gidiyor.O kadar taktım ki bu aralar rusçaya, rus bir diziye bile başladım.Metod adlı bir dizi,tavsiye ederim.
19* One OK Rock Et Cetera - Ben dinleye dinleye doyamadım,Dilara unniye de dinlettim.Şimdi ikimiz de deli gibi dinlemekteyiz bu efsane şarkıyı. :D Geçen beni deli gibi aramasının sebebi,bu şarkının adını sormaktı...
20* SiM Rosso&Dry - An itibariyle SiM'den favori şarkım.Grubu yeni keşfetmeye başladım,size de tavsiye ederim,özellikle bu parçayı.
21* Akif İslamzade Neyleyim - Bir şarkı bu kadar güzel olamaz diyeceğim.Fazlasıyla güzel bir şarkı,her dinlediğimde gözyaşlarımı zor tutuyorum.Fazla hoş be...Yazın ortalarından beri hayranlıkla dinlediğim şarkıdır...Şarkının özel bir hikayesi var,sözlerin yazarı Rəsul Rza,şarkıyı eşi Nigar Rəfibəyli'nin ölümünden sonra yazmış.Bu yüzden sözler şöyledir: 'Yaz axşamı səni bil ki, bu Nigar...həzin-həzin yada salır- Neyləyim' Tüyler ürpertici,değil mi? :)
Ayrıca sanatçının Öten Günlerimi Qaytaraydılar şarkısını da tavsiye ederim,çocukluk şarkım resmen :D
22* Seventeen Oh My - Seventeen adlı grubu sevmemin ve keşfetmemin iki sebebi var; bir tanesi sevdiğim bir youtuber Ezgi İrem,diğeri canımın içi Japon'm.Kendisi tutkulu bir carat'dır,Merve Nur unni'm sayesinde ben de artık sürekli Seventeen dinliyorum.Çok daha fazlasını hakeden bir grup,dinleyin.Very Nice şarkıları favorim,son albümleri de çok güzel,Clap,Bboom Bboom,Shining Diamond,Thanks,Don't Wanna Cry gibi efsane şarkıları var ayrıca.
23* Mamamoo - Sleep in the Car - Favori kız grubumun son albümünden favori şarkım.Çok swag bir şarkı.Red Moon incelemesi çok yakında blogda olacak ;)
24* Chijo no Buki livetune remix - Fudanjuku'nun ilk albümü Kizuna'yı sonunda orjinal hali ile bulmayı başardım,ve bu remix tek kelimeyle mükemmel.Bağımlılık yaptı resmen...
25* Leo Touch&Sketch - Vixx biasım sonunda solo çıkış yaptı!İncelemesi çok yakında Blue Things'de! ^^
Umarım yeni bir şeyler denemenizi sağlayabilmişimdir,iyi dinlemeler :)
Başka yazılarda görüşmek üzere!
Jaa ne minna! ^_^
Etiketleriniz:
eğlence,
jpop,
kpop,
müzik,
Sevdiklerim
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
































