10.1.14

Mark Palansky-Penelope

Uzun zamandır izlediğim Penelope kalbimde ayrı bir yer kazandı.Bende her mevzunun ayrı bir yeri vardır.Her birini koliler şeklinde kalbimin anbarına taşır, zamanı geldiğinde açıp bakarım.Güncemde de bunlardan bahs etmek hoşuma gidiyor.Mesela baktığım filmlerden ve dizilerden bahs etmek.Okuduğum kitaplardan da tabi bahs ederim.Koliler tozlanır yoksa, arada açmak lazım.
Neyse, gelelim konumuza.Penelope aslında ünlü bir ailede dünyaya geldi.Kendisinin doğduğu ailedeki cadı gelecekte olacak kız çocuğunu lanetler.Talihe bakın ki gelecekteki kız çocuğu Penelope.Lanete göre gelecekte doğacak olan kız çocuğu hayvan olarak tanıdığımız domuzun özelliklerini taşıyacak.Hiç 'Öööö!Bööö!' yapmayın çünki hiç de öyle iğrenç bir şey değil.İnsan bir kere izleyip öğrenmeli ama.

Domuza benzediği için annesi Penelope'yi hiç bir yere götürmüyor.Sokağa bile çıkmıyor, çünki diğer çocuklar tarafından dışlanıyor.Hangi çocuk domuza benzeyen bir çocukla oynamak ister ki?O yüzden annesi Penelope'nin eğitimini bile evde devam ettiriyor.

Eee, bu kız bir zaman gelecek büyüyecek, hep küçük kalacak değil ya.Onun için münasip talip bulmak lazım ama her kes Penelope'nin görünüşü yüzünden kaçıyor.Domuz burunlu olması yüzünden talip bulmak çok zor.

Bir keresinde eve bir talip sızıyor ve kıza aşık oluyor.O arayı da artık kendiniz izlersiniz, onu da anlatırsam filme bakmanın ne anlamı var?

İzlemek isteyenler için işte fragman, bir ilgilene bilirsiniz.Yayınımı burada sonlandırmak istiyorum.Hoşçekalın, arkadaşlar! :)



-Alida-

Sana bir sır vereceğim:Yeni bölümde neler oluyor?

Bildiğiniz gibi reytingleri oldukca yüksek olan Sana bir sır vereceğim dizisi yeni bölüm fragmanını yayınladı.'Bu aralar sana bir sır vereceğim'de neler oluyor böyle?' diye soruyorum.Yanıt yanı başımda.Dizi yavaş yavaş yıkılıyor.Yeni bölümde de gördüğümüz gibi her kes bir tarafa dağılmış ve kendi açımdan da düşünüyorum, bu şeyler SBSV hayranlarını hiç sevindirmeyecek.Son olanlar açık, Şifacı'yı, yani Duru'yu kaybettik.Son bölümdede depo patladığında Aylin'i -inşallah yanılıyorumdur- kaybettik.Bölüm fragmanından da gördüğümüz gibi gerçekten durum vahim gibi görünüyor.Yönetmenler ne yapmaya çalışıyordur bilmiyorum, ama bu hayranların hiç hoşuna gitmeyecek.

Sana bir sır vereceğim'in bu pazar olacak bölümünü izlemeği iple çekiyorum arkadaşlar.Son bölümden önceki diğer bölümlerde olanları hatırlıyorsunuzdur her halde.Aylin'in babası olduğunu öğrendiğimiz büyük abi bir baba olmayı bile bimiyor.Kolay bir mesele, adamın kalbinin ve ya vicdanının yerine taş koymuşlar.Kendi kızından bile güzünü alıp kendine nakl etmek isteyen bir baba'dan ne bekleeye biliriz?Kısacası, Büyük abi 'babalık sınavından' 0- aldı.

Evet arkadaşlar, iyi günler dileğiyle yayınımı bitirmek istiyorum.Büyük abi'nin ölmesi dileğiyle, hoşçekalın.Ha, bu arada izlemeyenler için dizinin fragmanı burada.İyi günler. :)




-Alida-

26.12.13

Animasyon filmi denildiğinde ilk akla gelen:Alvin ve sincaplar

Animasyon filmi deyince aklımıza hep bu 3 yaramaz gelir.Gerçekten de bu üç yaramaz en komik animasyon karakterleri.Üç sincap onlar.Alvin, Simon ve Teador.Onlar aslında doğada yaşayan, kendi hallerinde üç arkadaş sincap.Bu sincaplar yine kendi halinde yaşayan Dabe'e  dert oluyorlar.Dabe bir şirkette çalışır.Ama en büyük hayali müzikdir.Bir gün bir melodi ile müzik şirketine gelir.Ama şirket çalışanı onu geri çevirir.
Bu arada bizim sincaplar bir sepetin içine saklanmıştır.İlk şirkete gelirken Dabe'in eline tutuşturulan kek sepeti şimdi Dabe'ye verilmemektedir.Sebebi ise şu, şirkete girerken Dabe'in yanında şirket patronu, çıkarken ise kimse bulunmamaktadır.Personel yalakalığı kısaca.
Dabe şirketten yanlız çıkarken eline geçen bir kek sepetini kapıp kaçar.Hemde içinde Alvin ve sincaplarla.
Sonuç olarak sincaplar Dabe'in evine gelirler ve ona hem bitmek tükenmek bilmeyen dert, hem de şöhret kazandırırlar.Çünki bizim sincapların harika sesi vardır.E, o ses bende olsa ben de ünlü olurdum, ama nerede... :/

Ben bu filmi o kadar çok sevdim ki bir günde 3 bölümüne birden baktım.Size de çok tavsiye ederim harika bir animasyon filmi.Görüşürüz cicişleeer. :D

-Alida-

14.12.13

Kar yağıyooooor!

 Kar yağıyor, kar yağıyor!Ben dışarıda, oynuyorum!Kar yağıyor!Kar yağıyor!Ben dışarıda keyif yapıyom, eyleniyom!

Kar dolu bir gün geçti kar günümüzde.Aslında bu biraz önce oldu.Dün değil, öbür gün.Ama yine de o kar gününü asla unutamazsın, değil mi?Çünki ilk kar, ilk sevinç, ilk eğlence demek oluyor.Eh, öyle bir gün de kolay kolay unutulmaz.Neyse, başlayalım kardan.Aslında bizim taraflarda kar keyfi pek de çok olmaz.Yani en fazla 30 santimetre.Bu kadarı bana yeterdi, ama tabi bir de birleşe bilmesi gerek.Birleşmiyor, su gibi akıyor.


Siz karın farklı şekillerde olduğunu biliyor muydunuz?Elbette biliyorsunuzdur, bilmediğiniz bir şey yok ki.Sizin noelde kullandığınız şekilli kar tanesi de gerçek kar tanelerinden alınmıştır.Yani, eğer çok küçük olmazsa kar tanelerine dikkatlice baktığınızda-yani büyüteçle-onların farklı şekillerde olduğunu görürsünüz.Bunu pek deniyemedim ama öyle olması gerek.Kısaca, renklerin
beyaza boyadığı kar her tarafından benim hoşuma gidiyor.Umarım sizin de hoşunuza gidiyordur.Yani paylaşımım hoşunuza ghidiyordur.Evet, bu bilgilendirme kendi jestimdi.Çok bilgili günler dilerim.Son olarak kar gününden size iki fotoraf ve bir video.İyi günler dilerim, hoşçakalın.


-Alida-



10.12.13

Hayallerimi süsleyen öykü:Ay savaşçısı...


Ay savaşçısı, ilk başladığım zamandan beri çok sevmiştim.Beni buna teşvik eden ablam da bu harika öyküyü baştan beri biliyordu.Ay savaşçısı şimdiye kadar 5 savaşçıdan bahs ediyor.Tabi önce 1. sezondan başlıyor.Çok feci bir sezon olduğu kesindir-ben bilirim.Karanlık krallık ve onun bitmez tükenmez hamleleri işte.Ve ayrıca  bu animeye benzeyen bir çok anime var.Ama bu anime en sevdiğim.Hatta bazen o kadar çok sevmiştim ki, bir gün içinde 10 bölüm bile izlemeği yeğlemiştim.

ıNeyse, gelerim Ay savaşçısı'nın mevzusuna.Ay savaşçısı Usagi Tsukino adında genç, sulu gözlü ve sakar bir kızın Luna adında konuşan bir kediyle tanışmasından başlıyor.Luna, ona Ay savaşçısı olduğunu ve dünyayı kötülerden koruması gerektiğini anlatıyor.Usagi bir dönem hiç bir şey demeden düşe kalka Ay savaşçısı  olmaya çalışıyor.Tabi onun bir de yardımcısı var.Smokinli Şovalye...Ayrıca her zaman kim olduğunu merak ettiği meçhul sevgilisi.Aslında, o Motoki adında bir kafe işletmecisi olduğunu sanıyor.Kendisine pek hayranıdır.Bir de Mamoru adında hep kavga ettiği yakışıklı çocuk var.... ;)

Gel zaman, git zaman, ikinci savaşçı Merkür savaşçısı çıkı veriyor.Ami Mizino.Ami çok akıllı, nerdeyse çalışma delisi bir savaşçı.Eee, grubun beyni olduğunu boşuna demiyorlar... :D Luna'nın verdiği küçük bilgisayarla işini epeği ilerletiyor.Bir de küçük iletişim araçları var.Saat gibi bir şey.

Mars savaşçısı, ilimize hoş geldin.Rei,-yani mars savaşçısı- 'Hikawa' adında bir tapınakta çalışıyor.Hınzır, hep genç kızların peşinde dolaşan bir de büyük babası var.Gerçekten, onu sinirlendirmeğe gelmez, patlayan bomba gibidir.

Sonunda da 5 savaşçının 4. olan Herkül Makoto gelip çıkıyor.Jüpiter savaşçısı Makoto Kino.Gerçekten de, Herkül bu kız.8. sınıfa kadar bin tane okul değiştiriyor.Sonunda da Usagi'nin okuluna geliyor.Bir tekmesiyle her kesi yere sere bilen bir kız.Söylemedi demeyin. :D

Gel zaman, ama yine git zaman Minoko geliyor.Venüs savaşçısı, Usagi'den çok önce yaşayan bir savaşçı.Yanındaki Artemis tıpkı Luna gibi konuşan bir kedi.Minako'nun gelmesi biraz meçhul oluyor kızlar için.Luna'ya Minoko gelmezden önce bilgisayarla rehberlik eden Artemis'miş.Neyse ki her şey yolunda gidiyor, diyecektim, ama diyemedim.Güzel bir cehennem zamanı var bu öyküde de.Smokinli Şovalye, Karanlık Krallık'la dövüşmeğe gidiyor.Başka bir taraftan da her şeye burnunu sokan Usagi de onunla birlikte gidiyor.Gel zaman, git zaman her şey karışıyor.Efsanevi dörtlüden 2 kişi, -yani Jedit ve Nehrait- ölmüş bulunuyorlar.Şimdi kalan 2 canavar -Zoiste ve Kunzite- planlamadalar.Şimdi Smokinli Şovalye ile dövüşecek olan Zoiste Usagi'yi hamle alıyor.Smokinli Şovalye'miz de o arada telef olup gidiyor kısaca.Az kalsın ağlayacaktım o an.Mendilimi getirin! :'( Neyse, devam edelim.Karanlık Krallığın esir aldığı Mamoru kötü adama dönüşüyor.En sinir bozucu dönem bu.En sonunda her şey tatlıya  bağlanıyor ama arada bir şey var da, onu deyip tadınızı kaçırmayım.Siz gidip bakarsınız.

Gelelim eleştirmeye.Aslında bu anime çocukluğumdan beri benimle olsun isterdim, ama öyle olmadı maalesef.Ay savaşçısı animesi ile biraz büyük zamanımda tanıştım.En çok sinir olduğum 70. bölümlerde Mamoru'nun Usagi'yi sevmesi, ama aşkını itiraf etmekten korkmasıydı.Neyse, bakarsınız siz, canlarım.Hadi baaay. :D

Animemi şuradan izleye bilirsiniz canlarııım.Haydi, iyi geceleeer. :D

-Alida-

Okuduğum bloglar