Tam bir milyon yıldır yeni bir oyun/uygulama eleştirisi yayımlayamadım.Hatta yazdığım kadar uzun süredir yayın da yapamadım zaten.Hem okul,hem de bir türlü fırsat bulup bir şey yazamamak yüzünden.Tüm hayatımı porsukladım anlayacağınız,çünkü yazmaya bir şey bulamıyorum.Ve aklıma gelmişken,yazdığım çıldırmış porsuğu andıran lanet yalvarma yazısına gelen milyonlarca destek ve fikir veren yorum için de herkese teşekkür ederim!!!Çok yardımcı oldunuuz!!! :/17.5.15
Oyun/Uygulama eleştirisi-EA Sunar-The Sims 4 ve Diğerleri
Tam bir milyon yıldır yeni bir oyun/uygulama eleştirisi yayımlayamadım.Hatta yazdığım kadar uzun süredir yayın da yapamadım zaten.Hem okul,hem de bir türlü fırsat bulup bir şey yazamamak yüzünden.Tüm hayatımı porsukladım anlayacağınız,çünkü yazmaya bir şey bulamıyorum.Ve aklıma gelmişken,yazdığım çıldırmış porsuğu andıran lanet yalvarma yazısına gelen milyonlarca destek ve fikir veren yorum için de herkese teşekkür ederim!!!Çok yardımcı oldunuuz!!! :/
Etiketleriniz:
ablamla birlikte,
eğlence,
Sevdiklerim
7.5.15
Okuduk bitti-Julia Quinn-En çok beni sev
Yazarınız 1814'ün olaylarla dolu bir sezon olacağına inanıyor, özellikle de bugüne kadar evlenmeyi düşündüğüne dair hiçbir işarette bulunmayan, Londra'nın en gözde bekârı Anthony Bridgerton için.
Aslında neden evlensin ki? Söz konusu eksiksiz bir zampara gibi davranmak olduğunda, ondan daha iyisi bulunamaz…
LEYDİ WHISTLEDOWN'IN
CEMİYET GAZETESİ, NİSAN 1814
Ne var ki dedikoducu yazarımız bu defa yanılıyordu. Anthony Bridgerton sadece evlilik kararı kalmamış, bir eş adayı da seçmişti! Önündeki tek engel ise seçtiği kişinin ablası Kate Sheffield'dı kendisi Londra balolarının o güne dek gördüğü en baş belası kişiydi. Nüktedan ve entrikacı Kate, bir yandan bu izdivacı engellemek konusundaki kararlılığıyla Anthony'yi deli ederken, diğer yandan çapkın vikontun erotik rüyalarının başmisafiri oluyordu.
Genel inancın aksine Kate, zampara beylerin zamanla ıslah olup iyi birer koca olabileceklerine inanmıyordu ve Anthony Bridgerton da bu zamparaların arasında en ahlaksız olanıydı. Kate kız kardeşini korumaya kesin kararlıydı fakat kendi kalbinin korunmasızlığı yüzünden de endişe içerisindeydi. Ve Anthony'nin dudakları kendi dudaklarına değdiği anda, Kate ona karşı koyamayacağını anlayıp korkuya kapılmıştı..
Okudum bitti-Sophie Kinsella-Sır tutabilir misin?
Emma'nın diğer kızlardan hiçbir farkı yok. Yani, onun da sırları var!
Annemden sakladığım sırlar
Bekaretimi annemle babam alt katta Ben Hur izlerken, misafir yatak odasında Danny Nussbaum'a bahşettim.
Erkek arkadaşımdan sakladıklarım,
Kırk bedenim. Connor'ın sandığı gibi otuz altı değil.
Ayrıca Connor'ın gereğinden fazla yakışıklı olduğunu düşünüyorum. Kendisini hep Ken'e benzetmişimdir.
Hani şu Barbie ve Ken'deki Ken'e.
İş arkadaşlarımdan sakladıklarım
İş arkadaşım Artemis beni cidden sinir ettiğinde, yani hemen hemen her gün, masasındaki saksı çiçeğini portakal suyumla besliyorum. Fotokopi makinesini de bozan bendim. İşin aslı, bozulan ne varsa marifet benim!
Hiç kimseyle paylaşmayacağım sırlar…
Tanga popomu ısırıyor. CV'mdeki matematik notum gerçeği yansıtmıyor.
NATO'nun açılımını bilmiyorum. Hatta ne işe yaradığını da!
Bunlar benim sırlarımdı. Ta ki hepsini uçakta bir yabancıya yumurtlayana kadar. En azından o sırada yabancı olduğunu sanıyordum!
2.5.15
What I do?(warning-porsuk çıkabilir)
Merhaba.
Öncelikle nasılsınız?Yani kişisel bir sebeple ilgili değil,sadece nasılsınız?
İyisinizdir.Ben de iyiyim.Aslında şu anda bu soru bir az saçma oldu ama neyse.Oldu bir kere porsukluk.
Herneyse,eee,bu yazıyı yazmamda sebep ne yapacağımı bilmiyor olmam.Yani sıkıntım bu.Yani lanet problemim bu.Bu lanet saçma porsuklu yazıyı o yüzden yazıyorum.
Ne kadar oldu bilmiyorum ama bloğu açtığımdan beridir ki, bir fikir darlığı deryası içinde yüzemeyen lanet balık porsuğu gibi boğuluyorum.Gerçi balık porsuğu diye bir şey yok ama yine de.Herneyse.
Yani fikir darlığı çekiyorum.Porsukluk.Porsukluk abidesi değil mi?(Youtube'daki Brinka Kokorinka gibi 'porsuk' lafına taktım bu gün. :) )
Yani dünyada her şeyin işi var değil mi?Blog açanlar okuyanların 'ilgilendiği' konular hakkında yazarlar.Doktorlar hasta insanları iğleştirir.Öğretmenler çocuklara,insanlara öğretirler.İtfaiyeciler ise...Ahh,herneyse. :)
Tam bir porsuk zamanı boyunca ne yapacağım hakkında düşündüm.Blog paylaştığım şeyler size de biraz sıkıcı gelmiyor mu?Kitabım,tek tük bulduğum bazı konular,belki de çoğunuzun ilgisini çekmeyen kitap tanıtımları,başlığı bile okunmayacak kadar sıkıcı yazılar...Biraz daha dinamik olmaya çalıştıkça yerimde sayıyormuşum gibi hissediyorum. :/
Bana yardım edin,porsuk arkadaşlarım.Benim gibi tatlı bir porsuk olduğunuzu bildiğim için sizden yardim istiyorum.Yani porsuk tatlı,güzel bir hayvandır,değil mi?Tüylü ve şirindir,öyle değil mi?Tüylü ve şirin.
Herneyse.Bir tür porsuk sendromu yaşıyorum,kafaya takmayın.
Şimdi bana yorumlarınızda lütfen hangi konularla sizin ilginizi çekeceğimi söyleyin.Please,porsuks. :) :/
Şimdi herhalde başlığı okuduğunuz anda 'bu kız iyice aklını kaçırmış!' anını yaşıyorsunuzdur.Ya da ne kadar saçma bir yazı olduğu hakkında fikir yürütüyorsunuzdur.Herhalde 10 porsuğun bir odada toplantı yapıp konuşması ve odaya bir ayının girmesi kadar heyecan verici olacak.Ya da o kadar saçma ve sıkıcı.
Herneyse,bu yazının sebebi size yeni bir şeyler yazmak ya da gülünç olsun diye değil.Gerçekten ne yazacağımı bilemiyorum.Yaptığım etkinlikler:okuduğum kitapları yazmak,izlediğim filmleri yazmak,oynadığım oyunları ve denediğim uygulamaları eleştirmek(ki bunu bir porsuklu süredir yapmıyorum :) ),yeni bulduğum kitaplar hakkında bir şeyler karalayıp her kitabı okumanızı tavsiye etmek,bulduğum bazı konular hakkında yazmak,ilgi çekici konuları arkeolog gibi arayıp bulmaya çalışıp sonra bloğa yazdığımda hiç de iyi bir iş çıkarmadığımı anlamak ve bitmiş seri ilk kitabım hakkında sürekli belki de hiç okumadığınız bölümleri eklemek ve gelmeyen yorumlar için bir umut ışığı olarak gördüğüm 'yorum yazmayı unutmayın.' lanet porsuklu yalvarmasını yazmak ve s. diğer saçma ve boşuna çabalar.Tüm bunları yapıyorum ama kimse,aranızdan hiç kimse(ki bu bloğu bir kaç dakika da olsun zaman ayırıp okuyan bir tane olsun iyi,profesyonel blogger vardır) bana neyi yanlış yaptığımı,neyin beğenmediğini ve neyi değiştirip düzeltmem gerektiğini söylemiyor.Lütfen porsuklar.Lütfen.
Bana İnşallah geleceklerine inandığım(zayıf da olsa bir umut,), yorumlarınızda neyi yanlış yaptığımı ve neyi düzeltmem gerektiğini yazın.Hangi etkinlikleri yapmam gerektiğini,kitabımın bölümlerinin yayımlamaya devam etmenin nasıl bir fikir olacağını,bloğun sıkıcı olduğunu düşünüp düşünmediğinizi,bloğunumu ne kadar sevdiğinizi,nasıl değişiklikler etmem gerektiğini ve hatta bloğumu silmem gerekiyorsa onu da yazın.Lütfen her konuda,uygunsuz olmayan bir dille bana düşündüklerinizi anlatın.Buna ihtiyacım var. :(
Etiketleriniz:
neler oluyor?,
Sevdiklerim
Şimşek Kız'ın güncesi-13. bölüm- (Geri dönmek?)
13. bölümü biraz beklettiğimin farkındayım ama bilgisayar tamirdeydi ve gerçekten hiç bir şey paylaşamamıştım..Her neyse,geri döndüm.Fikirlerinizi,yorumlarınızı unutmayın. :)
Etiketleriniz:
neler oluyor?,
Sevdiklerim,
yazarlık
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




