16.11.14

Oyun/Uygulama eleştirisi-Lady Popular


Merhaba,uzun zamandır oyun/uygulama eleştirisi yapmıyordum,çünkü açıkçası eleştirisini yapacak oyun/uygulama bulamıyordum.Uzun bir zaman eleştirisini yapacak oyun aradıktan sonra,sonunda Lady Popular isimli oyunun eleştirisini yapabilirim diye düşündüm.

14.11.14

Kitap tanıtımı-Amy Plum-Benim İçin Öl


O, Aşkı İçin Ölmeye Değil, Ölmemeye Söz Verdi

"Gizemli ve romantik bir aşkı anlatan bu romanı elimden bırakamadan bir çırpıda okuyup bitirdim." Aprilynne Pike, New York Times en çok satanlar listesinde 1 numara olan Kanatlar dizisinin yazarı.

Amy Plum, paranormal üçlemesinin ilk kitabı olan Benim İçin Öl'de (Die For Me) , Amerika'da anne babasını trafik kazasında kaybedince, ablasıyla dedelerinin yanına taşınmak zorunda kalan Kate ile onun saf güzelliğine tüm benliğini kaptıran yakışıklı Fransız genci Vincent'ın ruhlara işleyen aşklarını anlatıyor.
On altı yaşındaki Kate, Brooklyn'den, çoğu kişinin hayalini süsleyen "Işıklar kenti" Paris'e taşındığında, acı günlerini kitap okuyarak ve sanatla iç içe geçirerek atlatmaya çalışır. O sırada, uyur hâldeyken bile onu görebilen bir çift gözün kendisini aşkla izlediğinden habersizdir. Kate'in, bir kafede kitap okurken gördüğü ve tüm genç kızların yüreğini hoplatacağını, kendisine hiç takılmayacağını düşünerek iç geçirdiği Vincent'ın gözleridir bunlar. Ve Kate de Vincent'a gönlünü kaptırır.
Ama bu aşkın önünde gizemli ve ürkütücü bir engel vardır. Vincent normal bir insan değildir. Hayatını her gün riske atmasına neden olan korkunç bir yazgıya mahkumdur. Ayrıca onu ve tüm ırkını yok etmeye çalışan ölümsüz ve tehlikeli düşmanlara karşı koymak zorundadır.
Okurken nefes nefese kalacağınız Benim İçin Öl'ün yazarı Amy Plum, ikincisi 2012'de yayımlanacak paranormal üçlemesinin bu ilk kitabıyla gençlerin kalbinde şimdiden taht kuruyor.

Yazar, Paris'in muhteşem dekorunun yanı sıra iki dünya savaşının insanlara yaşattığı acıların yansımalarının da yer aldığı ve okurların yeni tutkusu olacak bu üçlemenin ilk kitabını sizlere paylaşıyor.

10.11.14

Kitap tanıtımı-Kiera Cass-Elit


Sarayda 6 kız... Savaş kızışıyor.

"Babamdan gelen mektubu ellerimde tuttum.
Aspen'in prenses olamayacağımdan emin oluşu aklıma geldi.
Halk oylamasında en sonuncu olduğumu hatırladım.
Maxon'ın haftanın ilk günlerinde verdiği şifreli sözü düşündüm...
Gözlerimi yumdum ve kendimi yokladım.
Bunu gerçekten yapabilir miydim?
Illéa'nın yeni prensesi olabilir miydim?"

Saraya 35 kız girmişti, şimdi 6 kız var.
Ve artık Elitler Prens Maxon'ın aşkını kazanmaya çok daha kararlı.
Zaman America'nın aleyhine işliyor. Biran önce karar vermeli.
Çocukluğundan beri birlikte gelecek hayalleri kurduğu Muhafız Aspen mi?
Yoksa nefes kesici romantizmiyle başını döndüren Prens Maxon mı?
Kimi seçerse seçsin, aklı diğerinde kalacak.
Ve Asi Kuzeyliler bu peri masalının mutlu sona
ulaşmaması için ellerinden geleni yapacak.

8.11.14

Okudum bitti-Rachel Hawkins-Sihir bağı(hex hall #3)



Yeni yeni alışmaya başladığı olağanüstü iblis güçlerine veda eden Sophie Mercer artık savunmasız ve yalnızdır. Üstüne üstlük Prodigium avcısı, can düşmanı Brannick'lerin eline düşmüştür. Ya da en azından o öyle zanneder, ta ki kendisiyle ilgili yepyeni ve çok şaşırtıcı bir gerçeği keşfedene dek. Büyük bir savaşın yaklaşmakta olduğunun farkında olan Brannick'ler bir tek Sophie'nin dünyayı kurtaracak güce sahip olduğuna inanmaktadırlar. Ama Sophie sihirli güçleri olmadan kendine o kadar da güvenmez. Ne de olsa cehennemin dibine gidip iblislerle yüzleşmek o kadar kolay bir iş değildir. Acaba Sophie çok geç olmadan güçlerine yeniden kavuşup dünyayı bekleyen korkunç sonu engelleyebilecek midir?





4.11.14

Günümün bir kısmı :)


Evdeyim bu gün,hastayım diye okula gidemiyorum iki gündür.Bana da tatil gibi geldi,değişiklik yapıp akşam olmadan bir kaç blog paylaşımı okudum,yorum yazdım.Anime ve Kitap Sever isimli sevdiğim  bloğun bir kitap yorumu paylaşımı açık.Bir saattir okumaya çalışıyorum ama yoruldum galiba.Dışarıda hala sağanak yağmur var,ne yazık ki, bu güzel günde okula gidemedim.Ne güzel olurdu şimdi yağmur altında okula gitmek,dışarıda kovadan boşalır gibi yağan yağmuru dinleyerek sınıfta oturmak.Ama söz verdim kendime,bu akşam dersi soracağım,yazıp yarın gideceğim.Daha birikenleri de yazmalıyım.








Okuduğum bloglar